1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

05.10.2011 - Alman basınından özetler

Murat Celikkafa5 Ekim 2011

AB’nin Yunanistan’a karşı sertleşen tavrı, Avrupa Adalet Divanı’nın maç naklen yayınlarıyla ilgili kararı ve İtalya’daki Amanda Knox davası, Alman gazetelerinde öne çıkan yorum konularını oluşturuyor.

https://p.dw.com/p/12lmR

Yunanistan, Mali İstikrar Fonu’ndan ekim ayı içinde serbest bırakılması öngörülen kredi dilimini alamayacak.  Avrupa Birliği, Uluslararası Para Fonu ve Avrupa Merkez Bankası yetkililerinden oluşan Troyka, Atina yönetiminin reform ve tasarruf önlemlerini daha ayrıntılı şekilde denetledikten sonra karar verilecek. Euro Bölgesi Maliye Bakanları’nın bu yöndeki kararını büyüteç altına alan Ludwigshafen merkezli Rheinpfalz gazetesinden bir yorumla başlıyoruz basın turumuza:

“Hâlihazırdaki kurtarma paketinin kurumsal bir kimliğe bürünüp Euro Mali İstikrar Fonu’na dönüşünceye kadar geçecek zamanın en az zararla atlatılmaya çalışıldığı artık gün gibi ortada. Yine bariz olan bir başka nokta var ki, o da toplam 440 milyar tutarındaki İstikrar Fonu’nun hacminin daha da artırılması için hummalı bir şekilde çalışıldığı. Zira Yunanistan’ın borçlarında yüzde 50’lik bir indirime gidilmesinin dahi yaklaşık 2 trilyon euro gibi muazzam bir meblağa mal olması bekleniyor. Sahi Euro Grubu Başkanı Juncker ne demişti? Hiç riske girmeyen, aslında en büyük riski almış olur.”

Avrupa Adalet Divanı,  futbol maçlarının yayın hakları kapsamında, paralı televizyonların dekoder ve kartlarının Avrupa Birliği içinde satılmasına yönelik yasağı kaldırdı. Yani AB içinde yayıncı kuruluşların tekelinin son bulmasına hükmedildi. Bu kararın futbolseverler açısından olası sonuçları konusunda farklı yorumlar yapılıyor. Bremen’de yayımlanan Weser-Kurier gazetesi, maçların artık daha ucuza izlenebileceği görüşünü savunuyor:

“Artık maçların yayın hakları ulusal değil, Avrupa çapında ihaleye çıkarılacak. Böylece oldukça kapsamlı bir futbol paketi pazara sunulacak. Artan rekabet, üyelik fiyatlarını aşağı çekecek. Böylece maçları uygun fiyata daha fazla futbol sever izleyebilecek. Kulüplerin olası mali kayıpları da arz-talep dengesi sayesinde asgari düzeyde kalacak. Avrupa Adalet Divanı’nın kararı en doğru zamanda geldi. Artık vatandaş, bütçesini sarsmadan maç keyfini yaşayabilecek.”

Schwäbische Zeitung ise söz konusu kararla şifreli kanallara üyelik fiyatlarının düşmesini bekleyen futbol severlerin hevesinin kursağında kalacağını öne sürüyor:

“1995 yılındaki meşhur ‘Bosman Kararı’ ile sözleşmesi biten oyuncuların Avrupa genelinde bedelsiz olarak serbest kalmasına hükmedilmesi, futbol kulüplerini mali açıdan derinden sarsmıştı. Futbolcu satarak ayakta kalan pek çok kulüp, Bosman Kararı sonrasında iflasın eşiğine gelirken, kimi futbolcular ise multimilyonerliğe terfi etmişti. Yayın haklarıyla ilgili dünkü karar ise kesinlikle böyle bir deprem etkisi yapmayacaktır. Olsa olsa bir bardak suda kopacak zararsız bir fırtına olur!”

Son olarak dünya kamuoyunun büyük ilgi gösterdiği İtalya’daki Amanda Knox davasıyla ilgili bir yorum aktarıyoruz. 2007 yılında erkek arkadaşıyla birlikte ev arkadaşını hunharca öldürmekle suçlanan ve 25 yıl hapse mahkum edilen Knox, Temyiz Mahkemesi tarafından önceki gün suçsuz bulunup serbest bırakılmıştı. Adı “Buz gözlü meleğe” çıkan Amanda Knox’un medyatik davasını ele alan Frankfurter Rundschau şu değerlendirmeyi yapıyor:

“Güzellik, seks ve uyuşturucu motifleriyle bezenmiş Amanda Knox davası, dört yıl boyunca suçsuz yere hapis yatan bir adalet mağdurunun duygu seline dönüşen beraat kararıyla son buldu. Bu dava aslında Harry Potter ve Twilight gibi hayal âlemlerini gerçek dünyaya taşımaya çalışan medya toplumu açısından ibretlerle dolu bir ders niteliği taşıyor. Temyiz  Mahkemesi’nin kararının ardından geriye, tatmin edici yanıtlardan ziyade yığınla soru kaldı. Tabii kurbanları da unutmamak gerek. İlk kurban Meredith Kercher. Genç kadının ailesi haklı olarak, hunharca bir cinayete kurban giden Meredith’in ölümünün dava sürecinde tümüyle geri planda kaldığı serzenişinde bulunuyor. Davanın ikinci kurbanı ise gerçekler! Olay gecesi gerçekten neler yaşandığı büyük bir ihtimalle sonsuza kadar sır olarak kalacak. Bu nedenle de gerçek adalet asla tecelli edemeyecek. Böylece üçüncü kurbanın adını da zikretmiş olduk: Adalet.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Ayhan Şimşek