1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

240210 EU Statistikfälschungen

25 Şubat 2010

Ekonomik kriz AB üyesi iki ülkenin arasını açtı. Başbakan Yardımcısı Pangalos’un “Almanlar 2. Dünya Savaşı’nda altınımızı çaldı” sözlerine Berlin’in yanıtı gecikmedi. Gerginliği medyanın yayınları daha da artırıyor.

https://p.dw.com/p/MAMQ
Fotoğraf: DW/AP

İflasın eşiğindeki Yunanistan ile Almanya arasındaki gerginliğin dozu artıyor. Yunanistan Başbakan Yardımcısı Teodoros Pangalos'un, İngiliz BBC Radyosuna verdiği demeçler Berlin'de rahatsızlık yarattı. Pangalos, Almanya'nın İkinci Dünya Savaşı sırasında Yunan Merkez Bankası'ndaki altınlara el koyduğunu ve bunların hâlâ geri ödenmediğini kaydetmişti. Almanya ise bu sözlere ortamı daha da germemeye özen göstererek temkinli bir karşılık verdi. Almanya hükümet sözcüsü Ulrich Wilhelm, Pangalos'un ifadelerine gönderme yapmadan, Yunanistan'ın bütçe krizinin nesnel bir şekilde çözülmesi gerektiği uyarısında bulundu ve 'Atina sorunlarını kendi gücüyle çözmeli' mesajını verdi.

Alman Dışişleri Bakanlığı sözcüsü ise Almanya'nın imzalanan bir tazminat anlaşması uyarınca 1960 yılında Yunanistan'a Nazi dönemi kurbanları için 115 milyon Alman Markı ödediğini hatırlattı. Ayrıca Nazi döneminde kamplarda çalıştırılan Yunanlılara da tazminat ödemeleri yapıldığına dikkat çeken sözcü, 1960 yılı sonrasında Yunanistan'ın Almanya'dan ikili anlaşmalar ve AB çerçevesinde yaklaşık 32 milyar Alman Markı yardım aldığını kaydetti. Alman Dışişleri Bakanlığı sözcüsü birbiriyle ilgisi olmayan konuların nesnel bir çerçevede bağlantılandırılmaya çalışılmaması uyarısında bulundu.

Yunanistan Başbakan Yardımcısı Teodoros Pangalos
Yunanistan Başbakan Yardımcısı Teodoros PangalosFotoğraf: Toni Glamcevski


Aslında tahmin ediliyordu

Yunanistan bütçe açığının gayrisafi yurtiçi hâsılasının yüzde 13'üne vardığının ortaya çıkması nedeniyle AB'nin sıkı kontrolü altında bulunuyor. Aslında Euro bölgesine dâhil diğer AB ülkelerinin temsilcilerinin hemen hepsi uzun süredir Yunanistan’ın AB’ye gönderdiği istatistiklerde birtakım usulsüzlükler bulunduğunu tahmin ediyordu. Ancak Yunanistan'ı euro bölgesine dahil etmenin bir hata olduğunu kabul etmek zorunda kalmamak için başından beri bu durumun üzerinde fazla durulmadı.

16 ülkeden oluşan Euro grubunun başkanı Jean-Claude Junker, yaşanan durumda Yunanistan'ın çok büyük payı olduğunu savundu. Junker şöyle konuştu: "Yunanistan ile ilgili görmemiz gereken her şeyi fark etmemiş olmamız, Brüksel ya da AB Maliye Bakanlarının yeterince dikkatli bakmamasından kaynaklanmıyor. Bunun nedeni daha çok, Yunan hükümetinin bize yanlış rakamlar göndermiş olması."

Şüpheli rakamlar ulaşmıştı

Alman haftalık haber dergisi Focus'un Yunan ekonomisine ayırdığı son sayısının kapağında Afrodit heykelini fotomontajla parmak işareti yaparken göstermesi Yunanistan'da büyük tepki topladı
Alman haftalık haber dergisi Focus'un Yunan ekonomisine ayırdığı son sayısının kapağında Afrodit heykelini fotomontajla parmak işareti yaparken göstermesi Yunanistan'da büyük tepki topladıFotoğraf: Focus

Yunanistan’ın Brüksel'e gönderdiği bütçe açığıyla ilgili rakamlarda tahrifat yaptığı biliniyordu. Geçtiğimiz Nisan ayında Yunan hükümeti gayrisafi yurtiçi hasılanın yaklaşık yüzde 4'ü oranında yeni borçlanma bildirmişti. Ancak gerçek rakam neredeyse yüzde 13 oranındaydı. AB istatistik kurumu Eurostat uzmanları, geçtiğimiz yıllarda ellerine Atina'dan beş kez şüphe uyandıran rakamlar ulaştığını ancak bunların hiçbirinin Yunan hükümeti aleyhine bir sonuç doğurmadığını belirtiyor.

Avrupa Parlamentosu'nda muhafazakar grubun bütçe uzmanı Inge Graessle konuyla ilgili şunları söylüyor: "Avrupa komisyonu üç maymunu oynuyor. Görmedik, duymadık, söylemedik. Sorun, bunun tabii ki biliniyor olması. Bununla ilgili ipuçları vardı. Harekete geçilebilirdi."

2004 yılından bu yana AB istatistikçileri 10 kez Yunanistan'a giderek Yunan makamlarıyla sorunlar hakkında konuştu. Ancak değişen birşey olmadı.


"Tüm rakamları denetleyebilmeli"

Ancak Yunanistan'daki durumun artık euronun geleceğini tehdit eder hale gelmesi AB'yi de rota değişikliğine itiyor. Brüksel bundan böyle tüm rakam ve bilançoları detaylı olarak incelemeyi planlıyor. Euro bölgesi başkanı ve Lüksemburg'un Başbakanı olan Jean-Claude Junker de Eurostat'ın her üye ülkede tüm rakamları ve tüm kurumları denetleyebilmesi gerektiğini belirtti.

Bütçe uzmanı Inge Graessle ise bunun tutulamayacak bir söz olduğunu vurguluyor. Graessle şu açıklamayı yapıyor: "Bu reformun kozmetik karakter taşıdığından endişeleniyorum. Hilebaz ülkeler gözönüne alındığında hepimizin beklediği ve ihtiyaç duyduğu sonuçları alabileceğimize dair şüphelerim var."


© Deutsche Welle Türkçe


Peter Heilbrunner / Çeviri: Banu Ertek


Editör: Beklan Kulaksızoğlu