1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Discovery'nin tarihî misyonu

24 Şubat 2011

Amerikan uzay programının en kritik misyonlarına imzasını atan uzay mekiği Discovery son yolculuğuna çıktı. Gazeteci Sema Emiroğlu, mekiğe komuta eden astronot Steve Lindsey’le konuştu.

https://p.dw.com/p/10Ome
Fotoğraf: NASA

Amerikan uzay programının en kritik misyonlarına imzasını atan uzay mekiği Discovery son yolculuğuna çıktı. Mekiğin 11 gün sürmesi planlanan STS-133 sayılı tarihi misyonunu, dört buçuk yıl önce Türkiye’yi ziyaret eden tecrübeli astronot Steve Lindsey komuta edecek.

Ekim 2006’da Uzay Kampı Türkiye ve Türk Hava Kuvvetleri’nin sponsorluğunda İzmir, Ankara ve İstanbul’da temaslarda bulunan Lindsey, Discovery’nin Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) yapacağı son uçuşunda Uzay Kampı Türkiye’nin flamasını da yanında götürdü.


2002’deki Columbia uzay mekiği kazasının ardından uzay uçuşlarını askıya alan Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), yine Lindsey’nin komutanlığında 2006 yılının Temmuz ayında gerçekleşen ikinci deneme misyonunun başarıyla sonuçlanmasından sonra uzay uçuşlarına yeniden başlamıştı.


Lindsey, bu uçuşundan iki buçuk ay sonra Türkiye’ye giderek İzmir’deki Uzay Kampı Türkiye’yi ziyaret etmiş ve uzay tecrübelerini Türk öğrencilerle paylaşmıştı. Kendisini Türkiye’ye davet eden kampın kurucusu Kaya Tuncer, düzenlenen özel bir törenle kampta bulunan Discovery mekiğinin maketine Lindsey’nin ismini vermişti.


Daha sonra Ankara’ya giderek Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda temaslarda bulunan pilot-albay Lindsey, İstanbul’da da Hava Harp Okulu’nca ağırlanmış ve okulun Havacılık ve Uzay Teknolojileri Enstitüsü’nde uzay yolculuğu konusunda seminer vermişti.


Türkiye ziyaretinden çok etkilenmiş

Astronot Lindsey, uçuş öncesinde Deutsche Welle Türkçe servisinin sorularını yanıtlarken, Türkiye ziyaretinden çok etkilendiğini ve en kısa zamanda ailesini de Türkiye’ye götürmek istediğini söyledi.


‘Ülkeyi seviyorum, tarihini seviyorum, halkını seviyorum’ diyen Lindsey, Türklerin misafirperverlikleriyle ünlü olduğunu, bunu da kesinlikle hak ettiklerini söyledi.

Türkiye ziyareti sırasında Efes harabelerini de gezme imkânı bulduğunu belirten Lindsey, ‘tarihle çok ilgiliyim ve Türkiye’nin çok uzun bir tarihi var. Binlerce yıldır pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış. Efes’te de kesinlikle bir kaç bin nesil tarih gördüm' dedi.

Flash-Galerie Steven Wayne Lindsey
Fotoğraf: DW

Lindsey, Uzay Kampı Türkiye’den de çok etkilendiğini bildirdi ve sahip olduğu tesisleri ‘dünya çapında ve birinci sınıf’ olarak nitelendirdi. Kampı, özellikle Türk çocukları için harika bir fırsat olarak gördüğünü kaydeden tecrübeli astronot, şöyle devam etti:

‘Kamp, çocukların oraya gelip bilim ve matematik konularını sevmelerini, öğrenmelerini sağlıyor, çünkü gelecek orada. Mutlaka uzay programında çalışmak istedikleri için değil, ama teknoloji konusunda ne yapılabileceğini görüp bundan heyecan duymaları için. Ardından her türlü işe yönelebilirler. Bir de bu Uzay Kampı, dünyanın değişik ülkelerinden çocukları ekip halinde çalışmak için biraraya getiriyor. Farklı ülkelerden ve kültürlerden de gelseler, çocuklara birlikte çalışmayı ve birlikte bir şeyler başarmayı öğretebilirseniz, büyüdükleri zaman birbirleriyle çatışma yapma ihtimalleri belki daha az olur.’

Tarihî uçuşa nihayet start verildi

1984 yılındaki ilk uçuşundan bu yana 38 kez uzaya giden ve pek çok efsanevi misyona imza atan Discovery uzay mekiğinin son yolculuğu, arka arkaya gelen aksilikler yüzünden aylardır erteleniyordu.

1 Kasım’da yapılması planlanan fırlatılış, önce kötü hava koşulları, ardından da mekiğin dış yakıt tankında meydana gelen çatlaklar yüzünden ertelenmişti. Bu arada mekiğin fırlatılmasına bir ay kala, bu misyonun en kritik uzay yürüyüşlerini yapmak için 1,5 yıldır eğitim gören astronot Tim Kopra, evinin yakınlarında geçirdiği bisiklet kazasında kalçasını kırınca son anda ekipten çıkarılmış ve yerine tercübeli uzay yürüyüşcüsü astronot Stephen Bowen getirilmişti.

Komutan Lindsey ile pilot Eric Boe, misyon uzmanları Alvin Drew, Michael Barratt, Stephen Bowen ve Nicole Stott’tan oluşan toplam altı kişilik mürettabatı taşıyan Discovery, 39’uncu uçuşundan döndükten sonra emekli olacak ve büyük bir olasılıkla Washington’daki Smithsonian müzesinde sergiye konulacak.

İlk uzay robotu da gönderiliyor

Uzay mekiği mürettebatı, UUİ’ye gerekli malzeme, donanım ve yedek parçalarını, çok amaçlı bir uzay modülü (Permanent Multipurpose Module-PMPM ) ile yörüngeye taşıyor; yapılacak uzay yürüyüşleri ile de istasyonda kritik tamir ve montaj işlemleri gerçekleştirilecek.

Ayrıca bu uçuşta ilk kez ‘Robonaut 2’ (becerikli insansı astronot yardımcısı) adı verilen ‘robot astronot’, deneme amacıyla uzaya götürülecek ve ileride yapılacak deneylerde başarılı olması halinde, uzay yürüyüşü yapan astronotlara yardımcı olmak üzere faaliyete geçirilecek.

Astronot Lindsey gazeteci Sema Emiroğlu ile birlikte
Astronot Lindsey gazeteci Sema Emiroğlu ile birlikteFotoğraf: DW

STS-133 sayılı uçuş, başka bir özelliğiyle diğerlerinden farklılaşıyor. Astronotlar, beraberlerinde sadece donanım değil, melodiyi de uzaya taşıyacaklar. NASA son aylarda gerçekleştirdiği bir yarışmayla astronotlarla birlikte uzaya gönderilecek melodiyi arıyordu. İnternet üzerinden yapılan başvurulardan 40 aday şarkı belirleyen NASA, bunlardan hanginin kazandığını bu uzay uçuşu sırasında açıklayacak.

En yaşlı mekik, tarihi misyonlara imza attı

Uzay Mekiği Discovery (OV-103), NASA'ya ait olan uzay mekiği filosunun geriye kalan üç uzay aracından biri ve şu an hizmetteki en yaşlı mekik sıfatını taşıyor. Araştırma alanında ve UUİ’nin inşaatında görev alan Discovery, hem Challenger, hem de Columbia facialarından sonra uzay uçuşlarına tekrar başlanıldığında kullanılan mekik.

1998 yılında yine astronot Steve Lindsey’nin pilotluğunda 77 yaşındayken uzaya ikinci kez giden Senatör John Glenn’i taşıyarak bir ‘ilk’i gerçekleştiren Discovery, uzaya ilk ve son kez bir kraliyet mensubunu da götüren mekik olmuştu. Suudi Arabistan Kralı İbni Saud’un torunu olan Sultan bin Salman bin Abdülaziz El Saud, Discovery mekiğinin 1985 yılındaki STS-51-G misyonuna katılmıştı.

1990 yılında Hubble Uzay Teleskobu’nu yörüngeye taşıyan Discovery, 1984 yılında arızalanan iki haberleşme uydusunu ‘yakalayıp’ yeryüzüne götüren ilk mekik olmuş, geçen yıl da ilk kez bir uçuşta üç kadın astronotu yörüngeye taşıyan ve ISS’deki kadın astronotla birlikte ilk kez dört kadın astronotu aynı anda uzayda gören mekik olarak tarihe geçmişti.

Son uçuşun komutanı Steve Lindsey de, daha önce iki kez Discovery ile uçtuğunu ve mekiğin son uçuşunu komuta etmenin, kendisini hem duygulandırdığını, hem de onurlandırdığını söyledi.

© Deutsche Welle Türkçe

Sema Emiroğlu

Editör: Murat Çelikkafa