1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

ABD'den Türkiye'ye güvenlik garantisi

7 Kasım 2018

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Jeffrey, üç PKK yöneticisinin başına ödül konulmasını "Türkiye'yi farklı yollarla destekliyoruz" diye açıkladı. Jeffrey, YPG'yi ise terör örgütü olarak tanımadıklarını vurguladı.

https://p.dw.com/p/37pQB
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/S. Suna

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Büyükelçi James Jeffrey, DW Türkçe'nin de katıldığı telekonferansta, ABD yönetiminin PKK'nın 3 yöneticisinin yakalanabilmesi için ödül koyması, PYD ve YPG ile işbirliği ve Suriye'de çözüm süreci hakkındaki soruları yanıtladı.

ABD'nin Suriye özel temsilcisi James Jeffrey
ABD'nin Suriye özel temsilcisi James Jeffrey Fotoğraf: picture-alliance/AP Images/J.L. Magana

Jeffrey, "ABD bir yandan PKK'nın üç yöneticisinin yakalanması için ödül koyarken, diğer yandan ABD ve YPG güçlerinin ortak devriyesi ile ilgili görüntülerde bir formada Öcalan resmi dikkat çekiyor. Bu bir çelişki değil mi? Sizce YPG, PKK'nın uzantısı mı, değil mi?” sorusuna, "PKK ile ilgili pozisyonumuz net. PKK'yi terör örgütü olarak ilan ettik, ancak YPG için bu şekilde bir karar alınmadı” yanıtını verdi.

Türkiye'nin güvenlik endişelerini anladıklarını söyleyen Jeffrey, "Türkiye'nin PYD ve PKK arasındaki bağ hakkındaki endişelerini anlıyoruz. Bu nedenle pek çok alanda çok, çok ihtiyatlı hareket ediyoruz. Türkiye'ye ne yaptığımız, neden Suriye'nin kuzeydoğusunda olduğumuz hakkında bilgi veriyoruz. Türkiye'nin en çok endişe duyduğunu ilettiği Menbiç'te ortak devriye konusunda çalışmalarımız sürüyor. Koordineli devriye yapılıyordu ve yol haritasının geri kalanını PYD'nin Menbiç'ten geri çekilmesi öncesinde uygulamaya bakıyoruz” diye konuştu.

ABD'nin PKK yöneticilerinin yakalanması için ödül koyma kararının zamanlamasına ilişkin soruyu ise Büyükelçi, "ABD, Türkiye'nin kendini savunma hakkı olduğunu anlayışla karşılıyor. Türkiye'yi farklı yollarla destekliyoruz… Türklerle, YPG, PKK ile ilişkisi hakkında konuşuyoruz. Tüm operasyonlarda elimizden geldiği ölçüde dikkatli olmaya çalışıyoruz” yanıtını vermekle yetindi.

Türkiye'nin YPG hedeflerini vurması

Türkiye'nin son haftalarda YPG hedeflerini vurması ve tırmanan gerilime değinen Jeffrey, "Tüm taraflarla sürekli irtibat halindeyiz” dedi.

"Suriye'nin kuzeyinden Türkiye'ye somut bir güvenlik tehdidi olmayacağı konusunda, elimizden gelen herşeyi yapacağımızı garanti edebilmek için çok yoğun çaba içerisindeyiz” diyen ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi, SDG'ye verilen silahlar konusunda çok, çok dikkatli olduklarını vurgulayarak şunları kaydetti:

"Sadece hafif silahlar veriyoruz. Bu da zaten neden geçmişte olduğu gibi IŞİD'e karşı başarılı olamadıklarını da açıklıyor. Nedeni onlara ağır silahlar vermiyor oluşumuz."

"Pek çok konuda görüş birliği var”

IŞİD'i yenilgiye uğratma hedefiyle Suriye'nin kuzeydoğusunda bulunduklarını aktaran James Jeffrey şöyle devam etti:

"Bu önemli bir hedef, Türkiye IŞİD'e karşı koalisyonda yer alıyor. IŞİD, Türkiye'ye İstanbul'daki havalimanı saldırısı dahil, çok büyük zararlar verdi. Bunu yeniden yaptığını görmek istemiyoruz. Politikalarımız hakkında çok yakın istişareler yürütüyoruz. Türkiye bizimle Suriye'de siyasi çözüm bulunmasında mutabık, İstanbul Zirvesi'nin kararlarını destekliyoruz. Türkiye, İran'ın Suriye'deki varlığından memnun değil, Türkiye Suriye rejiminden memnun değil. Türkiye ile aramızda pek çok konuda fikir birliği var.”

Yabancı savaşçılar endişesi

Jeffrey, yaklaşık 110 ülkeden 20 bin yabancı savaşçının Suriye'den ayrılarak ülkelerine ya da başka bölgelere gitmeye çalıştıkları yönündeki haberleri de değerlendirdi.

Amerikalı diplomat, "Hem Türk hem Rus hükümetleriyle bu unsurlarla nasıl başa çıkılacağını görüşüyoruz. Özellikle yabancı savaşçıların Suriye'den ayrılmaları ve dünyaya yayılmaları konusunda çok ciddi endişelerimiz var” diye konuştu.

ABD Esad'ı kabul etmeye hazır mı?

"ABD Suriye'deki çözüm sürecinde Esad'ın iktidarda kalmasını kabul ediyor mu?” sorusuna ise Büyükelçi Jeffrey şu yanıtı verdi:

"Bizim politikamız tek başına kişilere değil Suriye hükümetinin ne yaptığına odaklanıyor. Mevcut hükümetin yaptığı gibi halkın yarısını defetmeye çalışmayan, halkına karşı savaş suçu işlemeyen, kimyasal silah kullanmayan, komşularını tehdit etmeyen, İran'a güç projeksiyonu zemini sağlamayan, IŞİD gibi terör hareketleri oluşumuna yol açmayan bir hükümete ihtiyaç var. İşte bunları yapmayan bir Suriye hükümeti, bizim çalışacağımız bir hükümet olur.”

Suriye'de öncelik "yatıştırma”

Suriye'de 5 yabancı gücün askeri varlığı olduğuna, tehlikeli bir süreçten geçilmekte olunduğuna işaret eden Jeffrey, "Öncelikli çabamız mevcut durumu yatıştırmak ve uzun vadeli bir çözüm üzerinde çalışmak” dedi.

ABD'li yetkili, Suriye politikalarının IŞİD'in kalıcı tasfiyesini, 2015 yılındaki BM Güvenlik Konseyi'nin 2244 sayılı kararı uyarınca bir çözüm bulunmaya çalışılması ve tüm İran güçlerinin Suriye'yi terk etmesini hedeflediğini aktardı, "Çünkü biz İran'ı çözümün değil sorunun bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu.

BM'nin Suriye'de çözüm çabalarını güçlü bir şekilde desteklediklerini, Türkiye, Almanya, Fransa ve Rusya'nın İstanbul'daki Suriye zirvesindeki İdlib'e uzun dönemli ateşkes ve anayasa komitesi çalışmalarının Aralık'ın sonunda başlatılması çağrısını memnuniyetle karşıladıklarını aktaran Jeffrey, bu iki süreci teşvik ederek nihai olarak bir BM süreci ile sorunun çözüme kavuşturulmasını, bu yolla da tüm yabancı askeri güçlerin çekilmesini sağlamaya odaklandıklarını aktardı.

Değer Akal

© Deutsche Welle Türkçe