1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Almanya’da vaka sayısında azalma

30 Mayıs 2021

Almanya'da koronavirüs salgınında önemli bir kriter olan yedi günlük insidans değeri 35,2’ye gerileyerek Ekim 2020’den bu yana en düşük seviyesine ulaştı. Yoğun bakımlardaki doluluk oranı da düştü.

https://p.dw.com/p/3uBWe
Berlin
BerlinFotoğraf: Maja Hitij/Getty Images

Almanya’da 100 bin kişide yeni vaka sayısına işaret eden haftalık insidans değeri Ekim 2020’den bu yana en düşük seviyesine ulaştı. Alman hükümetinin pandemiyle mücadeleden sorumlu bilimsel kuruluşu Robert Koch Enstitütüsü'nün açıkladığı son verilere göre, yedi gün içerisinde 100 bin kişi başına düşen yeni vaka sayısını gösteren insidans değeri ülke genelinde 35,2.

Böylece Almanya'da sert kısıtlamalar için federal ve eyalet hükümetlerinin eşik olarak aldığı yedi günlük insidans değeri 50'nin altına düşmüş oldu. İlaveten her eyalette de ortalamanın 50 sınırının altında seyrettiği bildirildi.

Yoğun bakım doluluk oranları da düştü

Pandemiyle mücadelede kısıtlamalar için baz alınan bir diğer önemli değer olan, yoğun bakımlardaki doluluk oranının da Kasım 2020’den bu yana en düşük seviyeye gerilediği bildiriliyor.

Uzmanlar, rakamlardaki olumlu gelişmenin aşılamada yol katedilmesi, havaların sıcak gitmesi, okullar, işyerleri ve boş zamanlarda yapılan hızlı test sayılarındaki artış ile bağlantılı olduğu yorumunu yapıyor.

Öte yandan uzmanlar, ortaya çıkan yeni virüs varyantları nedeniyle durumun kısa sürede değişebileceği tehlikesine de dikkat çekiyor. İlk kez Hindistan'ta tespit edilen varyantın, İngiltere’de olduğu gibi Almanya’da da yayılıp yayılmayacağı konusunda öngörüde bulunmanın zor olduğu bildiriliyor.

Almanya’da pandemiyle mücadelede karar verici merciler olan yerel makamlar ve onlar da insidans değerinin arka arkaya günlerdir 50'nin altında seyretmesine bağlı olarak gevşeme tedbirleri öngörüyor. Bavyera'da örneğin insidans değerinin günlerce söz konusu eşiğin altında kalması halinde spor ve tiyatro etkinliklerinin yapılması, havuz ve spor kulüplerine giriş negatif test ibraz edilmesi halinde mümkün olabiliyor.

SPD'li vekil Prof. Dr. Karl Lauterbach
SPD'li vekil Prof. Dr. Karl LauterbachFotoğraf: Kay Nietfeld/dpa/picture alliance

Almanya'da Aralık 2020’den bu yana sıkı bir kapanma yaşandı. Kültür ve spor etkinlikleri ise kısa bir dönem hariç pandeminin başından beri neredeyse yapılmıyor veya çok sıkı tedbirler altında nadiren gerçekleşiyor.

Farmakometri uzmanı Prof.Dr. Thorsten Lehr, halihazırda aşı olmak isteyenlerin talepleri çok yüksek olmasına rağmen aşı arzının düşük olduğunun altını çiziyor ve bunun bir süre sonra değişebileceğine işaret ediyor. İnsidans denilen 100 bin kişi başına düşen enfeksiyon sayısı düştükçe tehlikenin bugünkü kadar dikkate alınmayabileceğini, eş zamanlı olarak aşı olmayanların da normal yaşama geri dönmeye başlamalarıyla aşı olma istediğinin azalabileceğini de düşünüyor. Ayrıca yaz tatili sonrasında insanların aşılanmayı cazip görmeyebileceğine de dikkat çekiyor.

Almanya'da yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 40'ı bir doz aşı ile aşılandı. Sosyal Demokrat Parti (SPD) üyesi, Prof.Dr. Karl Lauterbach ise aşılamadaki hedefe ancak 12-18 yaş arası çocuk ve gençler de aşılanırsa ulaşılacağını öne sürüyor.

Avrupa Parlamentosu Başkanı İtalyan vekil Sassoli
Avrupa Parlamentosu Başkanı İtalyan vekil SassoliFotoğraf: Yves Herman/AFP/Getty Images

Sassoli: Temmuz ortasına kadar AB’nin yüzde 70'i aşılanacak

Avrupa Parlamentosu Başkanı İtalyan milletvekili David Sassoli, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere şimdiye kadar 237 milyon doz aşı dağıtıldığını belirterek, Temmuz ortasına kadar üye ülkelerdeki yetişkinlerin yüzde 70'inin aşılanmış olacağını savundu. Sassoli, aşılamayla birlikte yakında Avrupa halkının daha fazla özgürlüğün tadını çıkarmasının mümkün olacağını da vurguladı. Onun için gerekli olanın aşı kimliği olduğunu kaydeden Sassoli, söz konusu digital kimliğin yaz aylarında sorunsuz ve güvenli seyahati mümkün kılacağını da savundu. Sassoli, söz konusu digital aşı kimliğinin 1 Temmuz’da yürürlüğe girmesi ve bütün AB üyesi ülkelerde resmen tanınması ve geçerli olması konusunda iyimser olduğunu da söyledi.

epd,dpa/ETO,SSB

© Deutsche Welle Türkçe