1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Avrupa’nın neresinde nefes almak tehlikeli?

16 Kasım 2018

Avrupa'da her yıl binlerce insan hava kirliliği nedeniyle ölüyor. Ancak bazı ülkelerde risk diğerlerinden daha yüksek. Polonya onlardan biri. Ülke yavaş da olsa değişim için çabalıyor.

https://p.dw.com/p/38Nqb
Deutschland München Rauchende Schlote in der Morgendämmerung bei großer Kälte
Fotoğraf: picture-alliance/imageBROKER/H. Dobler

"Sis bir gerçek. Hissedebiliyorsunuz, koklayabiliyorsunuz. Krakow'da yaşayan insanlar onu ısırabileceğiniz konusunda şaka bile yapıyor” diyor Andrezj Gula.

Her yıl Polonya'da binlerce insanın hava kirliliği nedeniyle öldüğünü göz önünde bulundurursanız bu durum acı bir şaka aslında. Andrezj Gula, Polonya'nın en büyük ikinci şehri olan Krakow'da hava kirliliği ile mücadele ediyor. Gula'ya göre sadece iki seçeneğiniz var: Ya buradan taşınmak ya da harekete geçmek. O, ikincisini seçmiş. Polonya Sis Alarmı (Polish Smog Alert) isimli bir sivil toplum örgütünde faaliyet gösteriyor.

Maske takmak ve sis seviyesini kontrol etmek Polonyalıların gündelik hayatının bir parçası. Bazı günler hava kirliliğinin ulaştığı tehlikeli seviye nedeniyle çocukların ve yaşlıların evden çıkmaması tavsiye ediliyor.

Kış yaklaştıkça tehlike de büyüyor. Hanelerin ısıtma için kullanılan yakıtlar Polonya'da hava kirliliğinin en büyük sorumlusu.

Gula, soğuk aylarda insanların kıyafetlerinin dâhi sis koktuğunu söylüyor. Durumu sigara tüketimi ile karşılaştırmak mümkün. Aktivistlere göre Krakow'da nefes almak, yılda 3 bin sigara içmekle eşdeğer. Bu durum kalp krizi, kalp damar hastalıkları ve akciğer kanserine neden olabiliyor.

Polonya bu sorunla mücadele eden tek ülke değil. Dünyanın dört bir yanında insanlar her gün zehirli hava soluyor. Dünya Sağlık Örgütü 2016 yılında 7 milyon insanın hava kirliliği nedeniyle öldüğünü tahmin ediyor. Hava kirliliği dünya çapında çocuklar dahil her 10 kişiden dokuzunun sağlığını tehdit ediyor. 

Avrupa Çevre Ajansı'nın verilerine göre Avrupa'da 2015 yılında yaklaşık yarım milyon insan hava kirliliği nedeniyle hayatını kaybetti. Ancak kıtanın bazı bölgeleri diğerlerinden daha kötü durumda. 

Avrupa'nın neresinde nefes almak tehlikeli?

1990 yılında Avrupa'da PM2.5 adındaki mikroskobik partikülleri soluması nedeniyle yaklaşk 1 milyon insanın erken ölümüne neden oldu. 2.5 mikrometre boyutundaki bu partiküller akciğere yerleşerek solunum ve dolaşım sisteminde sorunlara neden oluyor.

Geçtiğimiz on yıllarda, Avrupa çapında hava kirliliğine bağlı ölümlerde istikrarlı bir düşüş gözlemlendi. Ancak hava kirliliği seviyesi özellikle şehirlerde yasal seviyelerin üstünde ve hâlâ bir tehlike oluşturuyor. Şehirlerde yaşayan Avrupalıların yüzde 90'ı  sağlığa zararlı hava soluyor.

Hava kirliliği fazla sayıda kirletenin birleşiminden oluşuyor. Bunlar içinde partikül şeklindeki maddeler, nitrojen dioksit, ozon gazı ve amonyak bulunuyor. Avrupa Çevre Ajansı'ndan Alberto González'i en çok tedirgin eden ise amonyak. Amonyak atmosfere ulaşıp, taşıt emisyonları ile karıştığında yeni bir madde meydana getiriyor.

Avrupa Birliği'ndeki amonyak emisyonlarının yaklaşık yüzde 94'ü tarım sektöründen kaynaklanıyor. Tarım iş kolu, 1990'larda uygulamaya konulan geniş çaplı emisyon sınırlandırılmasına tabi olmayan tek sektör. González DW'ye açıklamasında "Nihayetinde, tarım sektöründe hava kirliliği ile mücadeleye girişmek çok önemli” diyor.

Küçük partiküller hala en ölümcül hava kirliliği bileşeni ve bu partiküllerin seviyesi özellikle orta ve doğu Avrupa'da oldukça yüksek. Her ne kadar sorunun kaynaklarından biri eski endüstri tesisleri olsa da, hane halkının kullandığı ucuz kömür ve odun, hava kirliliğinin en büyük sebebi.

Avrupa Birliği içinde hava kirliliğine bağlı erken ölümlerde ilk sırada yer alan Bulgaristan, birlik içindeki en kirli havaya sahip. González'e göre bunun nedeni ısıtma sistemlerinin çıkardığı partiküller.

Öte yandan Norveç, Avrupa Birliği'nden çok daha sıkı limitlere sahip olan Dünya Sağlık Örgütü'nün güvenlik standarları ölçeğinde Avrupa'nın en temiz havasına sahip. Bunun arkasında ise temiz ulaşımı destekleyen etkin hükümet politikaları bulunuyor.

Polonya'nın kirli ısıtma sistemleri

Aralık ayında düzenlenecek olan İklim Değişikliği Konferası'na (COP24) ev sahipliği yapacak olan Polonya, hava kalitesi ve partiküllere bağlı erken ölümler konusunda Bulgaristan'dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Eğer sadece hava kirliliğine bağlı ölümler konusunda bir sıralama yapılacak olursa Polonya dördüncü sırada.

Uzmanlar her yıl yaklaşık 45 bin kişinin hava kirliliği nedeniyle öldüğünü tahmin ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre Polonya'da bulunan 33 şehir Avrupa'nın en kirli havasına sahip 50 şehri içinde yer alıyor. Bunlardan biri de iklim konferansının gerçekleşeceği Katoviçe kenti. Aktivistler şakayla karışık uyarıyor: Eğer konferansa katılmak istiyorsanız nefeslerinizi tutmaya hazır olun.

Polonya'da küçük partikül emisyonlarının yarıdan fazlası ev ısıtma sistemlerinden kaynaklanıyor. Emiyonun yüzde 10'u ulaşımdan, yüzde 25'i ise endüstri ve enerji sektörüne bağlı üretimden kaynaklanıyor.Bu durumun, ulaşımın sorun olmadığı anlamına gelmediğini vurgulayan Gula, zehirli nitrojen oksit kirliliğinin ana sebeplerinden birinin taşıma olduğuna dikkat çekiyor.

Polonya'nın kömüre bağlılığı ise hava kirliliği sorunununda önemli bir diğer faktör.

Solunabilir havaya doğru

Polonya Sis Alarmı benzeri sivil toplum kuruluşlarının kampayaları sayesinde Polonya'da hava kirliliği manşetlere taşındı. Aktivistler, hava kirliliği sorununa ilişkin somut problemlerin, kirli yakıtların neden olduğu iklim değişikliği konusundaki bilinci de artırtığını ifade ediyor.

Polonya Girişimcilik ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Düşük Emisyon departmanı direktörü Przemyslaw Hofman, Avrupa Birliği'nden gelen baskının da bu konudaki çalışmalarda bir dönüm noktası teşkil ettiğini ifade ediyor.

Polonya hükümeti emisyon kontrolüne tabi olmayan kazanların kullanımını yasakladı. Ayrıca önümüzdeki 10 yıl içinde yoksul insanların eski ısıtma sistemlerini değiştirebilmelerine yardımcı olacak 25 milyar dolarlık bir programını yürürlüğe koydu.

Bazı yerel yöneticiler ise bir adım daha ileride. Krakow'da kömürle çalışan ısıtma sistemlerinin büyük bir kısmı, daha temiz alternatifleri olan gaz ve merkezi ısıtma sistemleri ile değiştildi. Çin'de etkinliği kanıtlanan kömür ve odun yasağının da yakın bir zamanda kentte yürürlüğe girmesi bekleniyor.

Ayrıca Avrupa Birliği de 2030 yılına kadar hava kirliliğini önemli ölçüde azaltmayı hedefleyen Temiz Hava Politikası paketi üzerinde çalışıyor. Avrupa Komisyonu, Birliğe üye ülkelerin AB'nin bu yöndeki politikasına uyum göstermesi durumunda hava kirliliğinine bağlı erken ölümlerin 2030 yılına kadar yarı yarıya azaltılabiileceğini açıkladı.

Temiz hava solumak yoksullar için bir lüks

Irene Banos Ruiz

© Deutsche Welle Türkçe