1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

'Avusturya fiili durum yarattı'

20 Ocak 2016

AB’nin mültecilere yaklaşımı, Avusturya’nın üst sınır kararı ve Almanya Cumhurbaşkanı Gauck’un Davos konuşması bugün Alman basınından seçtiğimiz yorum konularını oluşturuyor.

https://p.dw.com/p/1HhPq
Fotoğraf: picture-alliance/AP Photo/R. Zak

21.01.2016 - Alman basınından özetler

Mülteciler konusu Avrupa’nın bir numaralı sorunu olmaya devam ediyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung konuya ilişkin yorumunda şu görüşlere yer veriyor:

“Dün farklı yerlerde ama hep aynı sebepten dolayı alarm verildi. AB’nin, birliğe üye ülkelerin mülteci sorununun üstesinden gelmesi gerekiyor, hem de acilen; aksi takdirde Avrupa patlayacak, seçmen ayaklanacak, radikal güçler de bu gelişmelerden kendilerine politik kâr sağlayacaklar. Sorunun üstesinden gelmek demek, buraya akın etmekte olan sığınmacıların sayısını hissedilir derecede azaltmaktan başka bir anlam taşımıyor. Bu gerekçenin zamana ve çok sayıdaki aktörün birlikte etkide bulunmasına ihtiyacı olduğu söyleniyor. Evet bunu sıkça duyuyoruz ve yanlış bir tespit de değil. Ancak Hollanda Başbakanı Rutte’nin Strasbourg’da dediği gibi, ‘zaman akıp gidiyor’.”

Sığınmacı kriziyle mücadele eden ülkelerin başında gelen Avusturya hükümeti, sığınmacı sayısına ilişkin bir üst sınır belirleyeceğini, 2016 yılı sonuna kadar 37 bin 500 sığınmacı kabul edeceğini açıkladı. Avusturya’dan gelen açıklamaya ilişkin Pforzheimer Zeitung'un yorumu şöyle:

“Avusturya’dan gelen haberin üzerinden daha bir saat geçmemişti ki, Hristiyan Sosyal Birlik partisi (CSU) Genel Sekreteri Andreas Scheuer hemen demeç vermeye başladı. Avusturya sığınmacı sayısının azaltılmasına yönelik olarak bir üst sınır uygulamasına gittiği için aynısını Almanya’nın da yapmasını talep ediyordu. Oysa ki herşey o kadar belirgin değil. Kimse Avusturya’nın planlarını hayata geçirmede başarılı olup olmayacağını bilmiyor. Kimse, 35 bin sığınmacıdan çok daha fazlası kapıya dayandığında ne olacağını bilmiyor. Ve kimse bu çıkışın Almanya açısından ne anlam taşıdığını da bilmiyor. Kesin olan tek bir şey var, o da Viyana’nın bu kararıyla Almanya üzerinde, özellikle de Başbakan Angela Merkel üzerindeki baskıları artıran fiilî bir durum yaratmış olduğudur.”

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesi ise yorumunda Avusturya’nın üst sınır kararını farklı bir bakış açısından değerlendiriyor:

“Üst sınır kararı mülteciler tartışmasına açıklık getirmiş gibi bir izlenim yaratıyor. Ne var ki belirli bir sayının üzerinde sığınmacı adayı kabul etmeme anlamına gelen Avusturya hükümetinin kararı hem hukuksal, hem de fiilen daha büyük bir belirsizliğe yol açacak gibi. Daha sıkı kontrollerle mülteci sayısınının hissedilir derecede azaltılacağını söylemek şaşırtma taktiğinden başka bir şey değil. Mülteci sayısının hissedilir derecede azalatılması için savaş mültecilerini sınırdan geri çevirmek gerekir. Böyle bir uygulamanın ise anayasa, insan hakları ve mülteciler sözleşmesiyle ne ölçüde uyumlu olduğu sorusuna Avusturya hükümetinin yanıt verme borcu bulunmaktadır.”

Mülteci krizi Davos’ta düzenlenen bu yılki Dünya Ekonomik Forumu’nun gündemine de oturdu. Forumda Almanya adına Cumhurbaşkanı Joachim Gauck da mülteci soruna ilişkin konuşmasında özellikle Doğu Avrupalıların dayanışmada eksik kaldıklarını vurguladı. Ludwigsburger Kreiszeitung gazetesi yorumunda Gauck’un konuşmasına değiniyor:

“Joachim Gauck, mülteciler konusunda Avrupa’nın içinde bulunduğu duruma ilişkin saptamalarında hedefi tam vuruyor ve bu konuda taviz de vermiyor. Ayrıca bu noktada Başbakan Merkel’a de destek oluyor. Gauck, bir zamanlar kendi vatandaşlarına gösterilen dayanışmayı,o ülkelerin siyasî takibata uğrayan sığınmacılara göstermekten esirgemelerini eleştiriyor. Gauck’un bu saptaması Varşova, Budapeşte ve Prag’da hükümetin kapısına çivilenecek cinsten bir cümle.”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen Çelik Akpınar