1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Cem Özdemir ağır sorumluluk altına girdi

Baha Güngör / Deutsche Welle15 Kasım 2008

Cem Özdemir, Almanya’da Türk kökenli ilk siyasi parti başkanı oldu. Deutsche Welle Türkçe Servisi Sorumlusu Baha Güngör, seçimin Almanya, göçmen gençler ve uyum çalışmaları açısından taşıdığı önemi değerlendiriyor.

https://p.dw.com/p/Fveo
Baha Güngör
Baha GüngörFotoğraf: DW / Baha Güngör

Cem Özdemir Türk kökenli bir Alman siyasetçi. Siyasi kariyerinde geldiği nokta gerçekten çok önemli. Ancak bu önem Birlik 90 / Yeşiller Partisi’nin Claudia Roth ile birlikte yeni seçilen eşbaşkanı oluşunda saklı değil. Cem Özdemir’in Alman siyasetinde tırmanışı devam edecek ve bundan sonraki görevler partisinin yeniden koalisyon ortağı olması halinde onu bakanlık koltuğuna taşıyacak. Gelecek ay 43 yaşına basacak olan bu genç ve azimli siyaset adamı 1994 yılında ilk kez milletvekili seçildiğinde, bir “misafir işçi” çocuğunun Federal Meclis’e seçilmesi büyük bir olaydı. Ancak artık Alman kamuoyu kadar Türk kamuoyu da futbol sahalarından ve iş dünyasından sonra siyaset sahnesinde de yabancı isimli Almanların yükselmesini normal karşılamalı. Olaya bu açıdan bakıldığında Cem Özdemir’in son başarısı normal karşılanmalı.


Seçmenin beklentisi

Yaklaşık yüzde 80’lik bir oy oranıyla eşbaşkan seçilmesinden önce yaptığı konuşmasında partisinin Sol Parti’ye, Hür Demokrat Parti’ye, Sosyal Demokratlar’a ve Hıristiyan Demokratlara karşı sınırlarını kesin bir şekilde belirleyen Cem Özdemir’i gelecek yıl bir olağan genel seçim maratonu beklediği gibi iki ay içinde erken seçime gitmek zorunda kalan Hessen Eyaleti’nde zor bir sınav bekliyor. Hessen’de Yeşiller’in başında Tarık El Vezir isimli bir başka yabancı kökenli Alman siyasetçinin olması 18 Ocak günü Hessen Eyaleti’nde verilecek olan kararın boyutlarını ilginç hale getiriyor ki, bu eyalette muhafazakar Başbakan Roland Koch son seçimlerde özellikle yabancı düşmanlığını körükleyerek oy toplamış, ancak başarı grafiğinin düşüşünü engelleyememişti.

Cem Özdemir ağır bir sorumluluk altına girdi. Nükleer enerji ve çevre koruma, iklim politikaları ve uluslararası ekonomik krizin boyutlarını sınırlamak gibi zor alanlarda Yeşiller’den alternatif stratejiler bekleyen seçmenler, Roth/Özdemir ikilisinin icraatını merakla izleyecek.

İnişi de çıkışı da yaşadı

Cem Özdemir her türlü inişi ve çıkışı yaşayarak siyasette daha büyük görevler alabilecek olgunluğa erişti. 2002 yılında tartışmalı bir özel kredi olayıyla birlikte parlamenter olarak yaptığı seyahatlerde topladığı milleri özel uçuşları için kullandığı için milletvekilliğinden istifa eden Özdemir, bir müddet Amerika’da yaşadıktan sonra Avrupa Parlamentosu’na girdi. Burada Almanya adına görevini başarıyla sürdüren Cem Özdemir’in yeniden Alman siyasetine dönüşü de inişli çıkışlı oldu. Örneğin gelecek yıl yapılacak olan genel seçimlerde seçilmesi garanti bir liste sırası için verdiği mücadeleyi kaybetti ve Yeşiller Partisi’nin Baden-Württemberg Eyaleti örgütü onu arka planda bıraktı.

1963 yılında Anadolu’nun bağrından gelen ve Almanya’nın yeniden yapılanmasına önemli katkı sağlayan Birinci Nesil’den olan anne ve babasına seçildikten sonra yaptığı teşekkür konuşmasında değinen Cem Özdemir’in kariyeri, diğer yabancı kökenli Alman gençlerine bir örnek teşkil etmeli. Kökleri dünyanın çeşitli bölgelerinde ve çeşitli kültürlerde ve dinlerde olan Almanlar da Almanya’da başarılı olabilirler. Bunun için vermeleri gereken karar, bu ülkenin kanunlarına ve düzenine uyum sağlamak ve aynı zamanda Avrupa menşeli demokrasiyi özümsemek isteyip istemedikleriyle ilgilidir.