1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Kollegengespäch Halıcı & Çelikkafa

9 Şubat 2010

Bugün Güvenli İnternet Günü. AB’nin girişimiyle düzenlenen çeşitli etkinliklerle internette güvenliğin önemi vurgulanıyor. Deutsche Welle editörleri Murat Çelikkafa ve Nihat Halıcı, konuyu farklı boyutlarıyla tartıştı.

https://p.dw.com/p/LxCa
Fotoğraf: Bilderbox

Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği gibi kurumlar belirli konulara dikkatleri çekmek için bazen abartıyorlar; bazen şapkadan Uluslararası Tavşan Günü ya da Uluslararası Portakal gibi yıldönümleri de çıkabiliyor. Ama bugünün önemini herhalde öyle kolay kolay kimse bir kenara itemeyecektir: Güvenli İnternet Günü. DW editörleri Murat Çelikkafa ve Nihat Halıcı, internet güvenliğini masaya yatırdı... Şimdi bu ilginç söyleşiye kulak veriyoruz.

- Bugünlerde nereye dönsek hep güvenlik ve internet kelimelerini yan yana görüyoruz. Bu işin bir sebeb-i hikmeti olsak gerek, öyle değil mi?

HALICI: İnternet ve güvenlik, eskilerin deyimiyle artık bir anlamda hayat-memat meselesi haline geldi. Ticari hayat, internet üzerinden dönüyor. Eğitim, internet üzerinden veriliyor. Ve en önemlisi sanal olmayan kurumlar, su ve elektrik şebekeleri, bankalar; bütün bu kritik altyapı hep dijital hale geldi. Dijital demek, bir yandan kolaylık ve rahatlık demek, ama madalyonun bir de diğer yüzü var.

- Madalyonun diğer yüzü pek karanlık, pek ürkütücü: Virüslerimiz, truva atlarımız, solucanlar, casus yazılımlar var. Ama bizim evimizdeki ya işyerimizdeki bilgisayarımızın sınırları dışına taşan yine internet kaynaklı başka tehlikeler de var. Üstelik hiç de yabana atılır cinsten değil...

HALICI: Burada karşımıza dijital savaş kavramı çıkıyor. Savaşlar uzun yüzyıllar kılıç-kalkanla yapıldı. Sonra ateşli silahlar çıktı, derken ilk atom bombasıyla farklı bir evreye geçtik. 21’nci yüzyılla, yeni binyılla birlikte bambaşka bir çağın kapısı açıldı. 2004’te Estonya’yı bir anlamda yere seren sanal saldırılar, ilk dijital meydan muharebesi oldu. 2008’te de Gürcistan bir yandan havadan, karadan ve denizden, diğer taraftan sanal âlemde kuşatıldı, sonuçta savaşı kaybetti.

- Sanal savaşlardan tekrar kendi bilgisayarlarımıza dönelim... Bilgi teknolojilerinde, internet alanında müthiş bir gelişme var: Teknolojideki her gelişme, güvenlik alanında da kendiliğinden yeni sorunları ortaya çıkarıyor. İnsanlara, bilgisayar kullanıcılarına daha fazla haberleşme imkânları açılıyor. Ama bu, kullanıcıların cihazlarına daha fazla içerikle birlikte kötü niyetli unsurların taşınma ihtimalini de artırıyor.

HALICI: Virüsü, solucanı, truva atıyla mücadele giderek zorlaşıyor, bu doğru. Çünkü bu zararlı yazılımları üretip yayanlar, artık daha becerikli hale geldi. Masa üstü bilgisayarından iPod’una hemen her cihaz için virüs üretiliyor. Cep telefonlarımızı virüsler tehdit ediyor. Tabii en büyük sorun, bilmeden, hiç farkında olmadan bir takım organize olaylara alet edilmek. Truva atıyla bilgisayarımızı ele geçiren kişiler, bizi çeşitli amaçlarına alet edebiliyorlar. İşin sonunda mahkemelere düşmek bile var.

- Yine de hangi seviyeden olursa olsun bilgisayar kullanıcılarının hackerlara, zararlı yazılımlara öyle kolay teslim olmamak için bazı birtakım temel kurallara dikkat etmesinde fayda var. Uzmanlar hep bu uyarılarına, “Anti-virüs programı kullanın, anti-virüs yazılımınızı güncel tutun” diye başlarlar. Sanırım internette güvenli sörf yapmanın en önemli kuralı bu olsa gerek...

HALICI: Kesinlikle, en önemlisi güncel bir anti-virüs yazılımı… Bunun için büyük paralar da ödememiz şart değil, artık bu işi paralısı kadar iyi gören ücretsiz yazılımlar var. Onun dışında elektronik postalarınıza dikkat edin; tanımadığınız, bilmediğiniz kişilerden gelenleri hiç açmayın; açıp da ekinde bir dosya gördüyseniz, bu dosyaya hiç ilişmeyin. Birçok site bilgisayarınıza zararlı yazılımları kendiliğinden yükler; internetin bu kenar mahallelerinde fazla dolaşmayın. Cihazınızın bluetooth fonksiyonu varsa, kullanmadığınız sürece onu kapalı tutun. Ayrıca tarayıcınızın güncel ve güvenli olmasına dikkat edin.


© Deutsche Welle Türkçe

Söyleşi: Murat Çelikkafa

Editör: Meltem Karagöz