1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Handelsblatt: Merkel'e destek azalıyor

25 Eylül 2018

Alman koalisyon hükümetinde Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen üzerinden çıkan liderler çekişmesi ve Polonya’daki tartışmalı yargı reformu Alman basınının öncelikli yorum konuları arasında yer alıyor.

https://p.dw.com/p/35Qwn
Angela Merkel CDU
Fotoğraf: picture-alliance/dpa/F. Sommer

25.09.2018 - Alman basınından özetler

Handelsblatt gazetesi Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen'in görevden alınmasıyla ilgili koalisyon anlaşmazlığının son anda tatlıya sağlanmasını şöyle yorumluyor:

"Başbakan Merkel hafta başında konuyla ilgili açıklama yaparken özeleştiride bulunmaktan sakınmadı. Başbakanın kamuoyu önünde özür dilediği enderdir. Merkel'in özür dilemesi, ne kadar savunmaya çekildiğini ve koalisyon hükümetinin nasıl bir kriz geçirmekte olduğunu gösterir. Merkel sürekli İçişleri Bakanı Seehofer ile çekişirken, partisindeki desteği de azalıyor. Başbakan, hükümetinin kontrolünü kaybetti. Bu durum, Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) arasındaki koalisyon hükümetinin iki kez dağılmanın eşiğinden dönmesinde kendisini gösterdi.”

Leipziger Volkszeitung gazetesi Alman koalisyon hükümetinin geleceğiyle ilgili yorumunda şu satırlara yer veriyor:

"Çoktandır alternatif senaryolar üzerinde duruluyor. Sosyal ve Hristiyan Demokratlar Ekim ayındaki Bavyera eyalet parlamentosu seçiminin patırtıyı sona erdirebileceğinin hesabını yapıyorlar. İçişleri Bakanı Horst Seehofer'in genel başkanı olduğu Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin eyalet seçiminde kötü sonuç alması durumunda Seehofer'in çekileceğini ve kendilerine yeni bir başlangıç yapma fırsatının doğacağını düşünüyorlar. Seehofer'in bakanlıkta kalması ise Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı Andrea Nahles'i zor durumda bırakır. SPD Genel Başkanı iç istihbarat başkanıyla ilgili krizi yönetme tarzı yüzünden epey destek kaybetti.”

Polonya'nın yargı reformu yüzünden Avrupa Birliği Adalet Divanı'na verilmesinin değerlendirildiği Frankfurter Allgemeine Zeitung'un yorumunda her üyenin ortak kuralları kendine göre yorumlayamayacağı hatırlatılıyor:

"Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun yargı reformuyla AB kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle Polonya'yı Avrupa Adalet Divanına vermesi muhafazakâr milliyetçi Varşova yönetimiyle ilgili tartışmalara yeni bir nitelik kazandırdı. Çünkü Adalet Divanı, AB Komisyonu'nun talepleri doğrultusunda karar aldığı takdirde Polonya hükümetinin Avrupa hukukuna ne kadar bağlı olduğu ortaya çıkacak. Yargı bağımsızlığına yapılan saldırıdan dolayı başlatılan hukuki süreç siyasi bakımdan önem taşımakla birlikte yaptırımlar oy birliği ile kararlaştırılabildiğinden Macaristan, Polonya'yı destekleyecektir. Adalet Divanı'nın kararları ise bağlayıcıdır. Polonya'nın güçlü adamı Kaçinski'nin karşısında bu kez ‘yurtseverlik fobisiyle' suçladığı yargıçlar var.”

Süddeutsche Zeitung'un aynı konudaki yorumunda AB'nin ekonomik bir topluluktan çok daha fazlası olduğu hatırlatılıyor:

"Avrupa sadece ortak refahı arttırmayı amaçlayan bir devletler kulübü değildir. Avrupa bütün üyelerinin paylaştığı değerler temeli üzerinde kurulu bir ülkeler topluluğudur. Bu değerler fikir, toplanma ve din özgürlüğü ile çoğulculuk ve yargının bağımsızlığıdır. Yargı bağımsızlığını kaybederse Polonya'da devletin uygulamalarını denetleyen bir organ devreden çıkarılmış olur. AB'nin bunu kabul etmemesini gerektiren tek unsur, aksi takdirde temellerinin çatlayacak olması değildir. Bu, pratikte de olumsuz sonuçlar doğurur. Avrupalıların refahını güvence altına alan hukuk sistemini, dolayısıyla da Avrupa ortak pazarını karşılıklı güven ayakta tutmaktadır. Güven kaybolduğu takdirde sistem işleyemez duruma gelir.”

DW,dpa,AFP/AG,DÇÜ

© Deutsche Welle Türkçe