1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

İskoçya’dan bağımsızlık sesleri geliyor

Lars Bevanger19 Ocak 2009

Büyük Britanya’ya 300 yıldan fazladır bağlı olan İskoçya'da ayrılık rüzgarları esiyor. Hükümet cephesi 'bağımsızlık' diyor. Ancak yorumlar halkın bu konuda çok da istekli olmadığı yönünde. DW'den Lars Bevanger'in haberi.

https://p.dw.com/p/GcJf
İskoçya'da, Büyük Britanya'dan ayrılık rüzgarları esiyorFotoğraf: AP

İskoçya 300 yıldan fazladır Büyük Britanya'ya bağlı. Londra'dan ayrılma fikri sürekli yeniden gündeme gelirken, İskoç Milliyetçi Partisi SNP'nin 2007 yılında yönetime gelişiyle, konuyla ilgili tartışmalar da hız kazandı.

Parti Başkan Yardımcısı Nicola Sturgeon neden bağımsızlık istediklerini şu sözlerle açıklıyor: “İskoçya, Birleşik Krallık'ı Kuzey Denizi'nden çıkarttığı petrolle destekliyor. Ada ekonomisini ayakta tutan bizim paramız. Bizim sahip olduğumuz kaynaklara sahip olmadan, tek başına ayakta durabilmeyi başaran pek çok ülke var. Ve gayet iyi durumdalar. Biz İskoçya'da da aynısını yapmak istiyoruz.”

Referandum hazırlığı

İskoçya yaklaşık 10 yıl önce kendi parlamentosuna kavuşmuştu. İç politikayla ilgili konularda bu meclis söz sahibiyken, vergiler ve dış politika konularında hala Londra'nın söz sahibi olması Edinburg'daki milliyetçi kanadın hiç hoşuna gitmiyor.

İskoç Milliyetçi Parti, 2010 yılında ülkenin bağımsızlığı konusunda bir referandum yapılacağını duyurdu. Bu tarihe kadar, partinin ikna çalışmalarına hız kazandırması gerekiyor. Yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, halkın sadece üçte biri Londra'dan tamamen ayrılmayı istiyor.

Sertlik yanlıları da var

İskoçlar her ne kadar kültürel kimliklerini genelde dostane bir biçimde vurgulamaktan hoşlanıyor olsalar da, İskoçya'da bu genel duruma aykırı düşen İskoç Milli Kurtuluş Ordusu isimli bir yapılanma da var. Grubun amacı İskoçya'ya bağımsızlığını kazandırmak, ancak buna ulaşmak için izledikleri yöntemler hiç de barışçıl değil. İskoç 'Daily Express" gazetesi yönetici haber editörlerinden Myra Philp de grubun eylemlerinin kurbanlarından biri olmuş.

Philp yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Bana kalın bir zarfın içinde bir şişe votka gönderdiler. Ancak şişede votka değil, sodyum hidroksit vardı. Bunu biri içseydi, ölebilirdi.”

İskoç Milli Kurtuluş Ordusu'nun iki üyesi, hala olayla ilgili olarak hapis cezasını çekiyor. Ancak İspanya'nın kuzeyindeki Bask Bölgesi'nden aşina olunan büyük olaylara, İskoçya'da sık rastlanmıyor. İskoçlar bağımsızlık mücadelelerini genel olarak demokratik yollarla sürdürmeyi tercih ediyorlar.

“Herkes bağımsızlık istiyor”

İskoç Milliyetçi Partisi'nin dış politikadan sorumlu üyesi Angus Robertson konuyla ilgili şunları söylüyor: “Eğer insanlar seçme şansları olursa, bağımsızlığı tercih edeceklerdir. Sorun, Birleşik Krallık'ın harika olduğunu düşünmeleri değil. Asıl sorun, onlara İskoçların tek başlarına ayakta kalabilmek için fakir, bilgisiz ve acemi olduklarının söylenmiş olması. Ancak bunlar tabii ki kabul edilemez argümanlar. Sonuç olarak insanları bu şekilde yıldırmak mümkün değil.”