1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Merkel ve Putin'in gündemi yoğun

17 Ağustos 2018

Vladimir Putin yarın Almanya'ya geliyor. Başbakan Angela Merkel ile yapacağı görüşmenin gündeminde Ukrayna meselesi, Suriye'deki iç savaş ve doğal gaz projeleri olacak.

https://p.dw.com/p/33JAn
Fotoğraf: Reuters/S. Karpukhin

Almanya Başbakanı Angela Merkel Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Mayıs ayındaki Soçi buluşmasının ardından üç ay içinde ikinci kez yeniden bir araya geliyor. Merkel–Putin zirvesinin gündeminde Suriye'deki savaş, Ukrayna krizi ve Baltık Denizi'ndeki ikinci doğalgaz nakil boru hattı Kuzey Akım projesi yer alıyor.

Berlin'deki Bilim ve Siyaset Vakfı uzmanlarından Sabine Fischer Meeseberg'deki zirvede önemli kararlar alınacağını sanmıyor. Deutsche Welle'ye konuşan Doğu Avrupa uzmanı Fischer "Hedefler değişmedi. Rusya, Suriye ve Ukrayna'daki pozisyonunu sağlamlaştırmada ve Kuzey Akım 2'nin tamamlanmasında büyük çıkar görüyor. Rusya bu politikasını sürdürecektir" dedi.

Ukrayna meselesi

2014 yılında Ukrayna'nın doğusunda patlak veren anlaşmazlıkta şimdiye kadar en az 10 bin kişi öldü. Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesi uluslararası alanda büyük tepki uyandırdı. Rusya'nın Doğu Ukrayna'daki ayrılıkçıları destekleyip, bölgenin önemli kesimini ele geçirmelerine yardımcı olduğunu gösteren somut ipuçları bulunuyor.

Almanya ve Fransa sürekli olarak Ukrayna ordusu ile ayrılıkçılar arasında ateşkes ilan edilmesine çalıştı. Ateşkesin Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından denetlenmesi şeklindeki önerinin nasıl gerçekleştirilebileceği de bilinmiyor.

Putin geçen yıl mavi berelilerin barış gücü olarak değil de bölgedeki Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) görevlilerini korumak üzere üslendirilmesini önermişti. Bu öneri uzun uzadıya görüşülmüş ancak kesin sonuç alınamamıştı. Sabine Fischer Rus tarafının konuyu görüşmeye hazır olduğunu ancak uzlaşmaya yanaşmayacağını tahmin ediyor.

2015 yılında Minsk'te imzalanan anlaşmada öngörüldüğü gibi aslında Ukrayna'da ateşkesin yürürlüğe girmiş olması gerekiyordu. Anlaşmaya göre AGİT'e ateşkesi denetleme görevi verilecek ancak AGİT anlaşmazlığa müdahale etmeyecekti.

Siyasi danışmanlık kuruluşu Rasmussen Global'de çalışan araştırmacı Olaf Böhnke "Angela Merkel'in öncelikle son zamanlarda Rus ve Ukrayna donanmalarını çarpışmanın eşiğine getiren Donetsk'in güneyindeki gerginliğin azaltılmasına çalıştığını" söyledi.

Suriye kâbusu

Merkel ile Putin arasında Suriye konusunda görüş birliği sağlanması ihtimali Ukrayna krizindekinden daha az. Putin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın en sağlam müttefiki sayılıyor. Suriye'deki savaşa askeri müdahalede bulunmayan Almanya, ABD, Fransa ve İngiltere'nin Esad'a cephe almasını ise onaylamıştı.

Türkiye, Fransa, Almanya ve Rusya'nın devlet ve hükümet başkanlarının 7 Eylül'de İstanbul'da bir araya gelmeleri planlanıyor. Merkel ile Putin arasındaki Meeseberg buluşmasında İstanbul zirvesinin ön hazırlıkları da ele alınacak.

Suriye zirvesinin gündemindeki başlıca konu ülkenin kuzeybatısında yer alan İdlib'deki gelişmeler olacak. Rejim kuvvetleri Suriye'deki muhaliflerin son kalelerinden biri olan İdlib'de yeniden büyük bir harekât başlattı. Almanya ve aralarında Türkiye'nin de bulunduğu müttefikleri büyük bir kırım olmasını önlemeye çalışıyorlar. Bunun için Putin'in desteğine ihtiyaçları olacak. Olaf Böhnke, "Merkel'in zaman kazanmaya çalışacağını, Esad'ın İdlib'i yok etmesine yeşil ışık yakmaması için Putin'i ikna etmenin yollarını arayacağını" söyledi.

Rusya Devlet Başkanı Nisan ayında Suriye'ye ait bir kimyevi silah deposunun ABD tarafından bombalanmasının ardından Suriye'ye S-300 tipi hava savunma sistemlerinin verileceğini açıklamış ancak daha sonra teklifini geri almıştı. Bu karar Rusya'nın Suriye anlaşmazlığında uzlaşmaya yanaştığı anlamına gelir mi? Buna ihtimal vermeyen Bilim ve Siyaset Vakfı uzmanı Sabine Fischer, "Putin'in defalarca Suriye'den çekileceklerini duyurduğunu ancak kısmi çekilmelerle yetindiğini ve Rusya'nın Ukrayna gibi Suriye'de de angajmanını şartlarının kabul edilmesi karşılığında azaltabileceğini" söyledi.

Tartışmalı doğalgaz projesi

Almanya ve Rusya uluslararası anlaşmazlıklarda çoğu kez aynı safta yer almasalar da Kuzey Akım 2 adlı dev altyapı projesinin tamamlanmasına aynı önemi veriyor. Baltık Denizi'nin dibine döşenen 1,200 kilometre uzunluğundaki boru hattı Rus doğalgazını doğrudan Almanya'ya taşıyacak.

Ancak bu projede bile Almanya ile Rusya'nın tam görüş birliği içinde oldukları söylenemez.

Öncelikle Ukrayna açısından önemli jeo-stratejik sakıncalar doğurması mümkün olan Kuzey Akım projesi Almanya'da ve başka ülkelerde eleştiriliyor. Kuzey Akım, Ukrayna'nın Rus doğalgazının transit ülkesi olma konumu zayıflatacak. Bu durumda Ukrayna hem transit gelirlerinden olacak hem de Rusya diğer doğalgaz müşterilerini mahrum bırakmadan Ukrayna yönündeki vanaları kapatabilecek.

Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko, projenin "siyasi bir proje" ve "Rusya'nın jeo-politik hakareti" olduğunu söylüyor. Başbakan Merkel de bu nedenle Rusya'nın, doğalgaz ihtiyacını karşılayacağını Ukrayna'ya taahhüt etmesini istiyor.

Ben Knight, Mara Bierbach, DW

© Deutsche Welle Türkçe