1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

NATO devreye girmeli

Max Hofmann
max hofmann
29 Ocak 2016

ABD, NATO’dan Suriye’de IŞİD’le mücadelede kullanılmak üzere AWACS keşif uçağı istedi. DW’den Max Hofmann’a göre NATO bu isteğe olumlu yanıt vermeli. İşte beş nedeni:

https://p.dw.com/p/1Hlmp
Aufklärungsflugzeug Boeing mit AWACS
Fotoğraf: Imago

1. Askeri açıdan mantıklı

Suriye'nin hava sahasında alan giderek daralıyor. Amerikalılar, İngilizler, Fransızlar ve Suriye rejiminin uçakları ülkenin semalarında hava operasyonları için uçuyor. Hepsinin gündemi ve hedefleri farklı. Bu, karşılıklı yanlış anlaşılma ve kaza riskini de oldukça artırıyor. AWACS keşif uçakları, bu riskin azaltılmasında faydalı olabilir. Uçakların radarları 400 kilometrelik menzilde objeleri tespit edebiliyor. Böylelikle sadece IŞİD'le mücadelede "göz" görevi görmeyip, koalisyonun uçaklarının gökyüzündeki koordinasyonunu sağlamada da faydalı olabilirler. Askeri açıdan bakıldığında AWACS'ların Suriye'ye gönderilmesinin ne kadar mantıklı bir karar olduğu ortaya çıkıyor.

2. Uzun dönemde NATO en iyi seçenek

ABD ordusunun 32 AWACS'ı var. NATO'nun ise 17. NATO'nun keşif uçakları Almanya'nın batısında Aachen kenti yakınlarında konuşlandırılmış durumda. Peki, Amerikalıların NATO'dan bu uçakları talep etmesinin anlamı ne? ABD kendi kaynaklarını korumaya çalışıyor. Fakat, ABD aynı zamanda NATO'yu da yanına çekmeye çalışıyor. Zira Suriye krizinde kısa süreli bir çözüm olmayacak. Ve her tür hatasına karşın uzun dönemli askeri operasyonların koordinasyonu NATO'nun en iyi becerdiği işlerden biri. Çözümden bağımsız olarak bakıldığında, Afganistan'daki ISAF barış gücü ile NATO bu konudaki başarısını ispat etti, aynısını Suriye'de de yapabilir. Ayrıca zorlu görevleri sadece Amerikalıların omuzlarına yıkmak da doğru olmaz.

3. IŞİD NATO'nun değerlerine karşı savaşıyor

Suriye'de olanlar biz Batıdakileri neden ilgilendirsin? Sığınmacı krizine karşın bu görüşü savunmaya devam edenler tümüyle yanılıyor. El Kaide 11 Eylül 2001'de Dünya Ticaret Merkezi'ne saldırısı ile nasıl ki Batı'ya karşı savaş açtıysa, IŞİD'de 13 Kasım Paris saldırıları ile bunu yaptı. New York'ta kurbanların sayısı daha fazlaydı; ancak saldırganların hedefi aynıydı. IŞİD sadece Suriye ve Irak'taki insanların hayatını cehenneme çevirmiyor, aynı zamanda Batı'yla, bizim değerlerimizle, bizim yaşam tarzımızla da savaşıyor. NATO işte tam olarak da bu değerleri korumak için kuruldu. Bu, ittifakın IŞİD'le mücadelede körü körüne bir yetkiye sahip olduğu anlamına gelmiyor; ama koalisyonu destekleme hakkına da sahip. Özellikle de doğrudan çatışmalara katılmıyorsa. Koalisyon hâlihazırda zaten NATO ülkelerinden oluşuyor.

Hofmann Maximilian Kommentarbild App

4. NATO şimdiden müdahil

NATO'nun Suriye'deki operasyonlara katılmasını engellemeye çalışan herkese söylemek gerekir; bu operasyon zaten uzun zamandır devam ediyor. IŞİD'le mücadele koalisyonun en keyfi ve aynı zamanda da en önemli partner ülkesi konumundaki Türkiye, NATO tarafından halihazırda güçlü bir şekilde destekleniyor; öyle ki İttifak şimdiden koalisyonun bir parçası addedilebilir. NATO, Türkiye üzerindeki AWACS operasyonlarının genişletileceğini açıkladı. Yani bu uçaklara Suriye'de ihtiyaç duyulması halinde, orada hazır olacaklar. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO'nun Irak ve Ürdün'ü de askeri olarak desteklediğini söyledi.

5. Daha kötüye gitmeyecek

Çok sayıda politikacı uyarıyor: Resmi bir NATO operasyonu Suriye'de Rusya ile ilişkileri daha da zora sokabilir. Bazıları ise Arap Dünyası üzerindeki olası olumsuz etkileri dile getiriyor. Stoltenberg, bu tezi çürüterek, IŞİD'le mücadele koalisyonunu Batı ile eşdeğer gördüğünü söyledi. Doğru! Zira ABD NATO'da olduğu gibi bu koalisyonun başını çekiyor. Dünya genelinde pek çok insan için NATO'nun resmi olarak angaje olup olmamasının pek de önemi yok. Yani bu durumun kötüleştirebileceği hiçbir şey yok. Stoltenberg, bu konuda NATO ülkelerinin onayını bekliyormuş gibi görünüyor. Tarihte yeni bir sayfa mı açılıyor? 11 ve 12 Şubat'ta NATO üyesi ülkelerin savunma bakanları Brüksel'de bir araya gelecek. Bekleyip göreceğiz.

© Deutsche Welle Türkçe

Max Hofmann