1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

On binlerce öğretmen yargıdan yanıt bekliyor

24 Kasım 2016

Haklarında açılan bir soruşturma olmaksızın görevden alınan on binlerce öğretmen, yargıdan da yanıt alamıyor. Eğitim Sen Başkanı, “İdare Mahkemeleri, siyasi nedenlerle işe iade başvurularına yanıt veremiyor” diyor.

https://p.dw.com/p/2T9Of
Symbolbild Leeres Klassenzimmer
Fotoğraf: Colourbox

Türkiye, 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne son birkaç ayda açığa alınan ya da meslekten men edilen on binlerce öğretmenin isyanı ile giriyor. Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında terör örgütleriyle ilişkisi olduğu öne sürülerek bakanlık ile ilişiği kesilen öğretmen sayısı 30 bini aşmış durumda. Sendikalar ise bu dönemde işini kaybeden eğitimci sayısının 54 bin civarında olduğunu belirtiyor. On binlerce öğretmenin haklarında yürüyen bir soruşturma olmaksızın görevden alınması eğitimde ciddi sorunlara yol açıyor. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ise söz konusu öğretmenlere ilişkin olarak, "Sadece bankaya para yatırdı, okuluna gitti diye atmadık. Terör örgütü ile ilişiği yoksa görevine iade edilir" sözleri ile haksız mağduriyetlerin giderileceğini belirtiyor.

“Hakkımda soruşturma yokken, terörist damgası yedim”

Ancak aylar geçmesine rağmen, meslekten uzaklaştırılan öğretmenlerin akıbeti belirsizliğini koruyor. DW Türkçe’ye konuşan görevden uzaklaştırılmış bir öğretmen, “Hakkımda tek bir şikayet, soruşturma yokken şimdi terörist damgası yedim ve işimden oldum” diyor. Adını vermek istemeyen 40 yaşlarındaki S.Ç, Van’da görevinden uzaklaştırılan yaklaşık 900 Eğitim-Sen üyesi öğretmenden biri. S.Ç sol siyaseti savunduğu ve sendikal faaliyetlere katıldığı için devletin kendisine ceza kestiği görüşünde. Bugüne kadar bağlı bulunduğu valiliğe dilekçe ile işe iade başvuru yaptığını, Danıştay’a dava açtığını ancak hukuki yollardan hiçbir sonuç alamadığını anlatan S.Ç, “Günler geçtikçe psikolojim daha da bozuluyor. Benim gibi pek çok arkadaşım var. Hiçbir merciden yanıt alamıyoruz. Mesleğimizi yapma hakkımız elimizden alınıyor. Akrabalarımızın yardımlarıyla ayakta kalmaya çalışıyoruz” diye konuşuyor.

“İşine devam eden öğretmenler sessiz kalıyor”

Türkei Diyarbakir Lehrerproteste
9 Eylül'de Diyarbakır'da öğretmenlerin görevden almalara karşı düzenlediği protestodanFotoğraf: Getty Images/AFP/I. Akengin

On binlerce öğretmenin okullardan uzaklaştırılması sonrasında devlet okullarında da sessizlik hakim. İstanbul’da bir devlet okulunda öğretmenlik yapan Z.A, “Operasyonlar hepimizi korkuttu” diyor. Görevden uzaklaştırmaların büyük kentlerde pek yoğun olarak görülmese de kendilerinde de işlerini kaybedebileceklerine dair endişe yarattığını anlatan Z.A, “Bazı öğretmenler görevden alınan meslektaşları için ‘bir şey olmasa alınmazlardı, bizi niye almıyorlar’ diyor. Ben buna katılmıyorum. Ergenekon zamanında da FETÖ’cüler aynı şeyi söylüyordu. Sonra olanları gördük” şeklinde konuşuyor. Şu anda çalışan öğretmenler açısından en ciddi sorunlardan birinin de oluşan öğretmen açığının nasıl kapatılacağı olduğuna dikkat çeken Z.A, “Yeni atanacakların liyakatı konusunda elbette soru işareti var. Özellikle ücretli çalışan öğretmenler, bir sonraki yıl tekrar çağrılabilmek için okul müdürüne iyi gözükmeye çalışıyor. Alımların mülakat ile yapılması da, sözleşmelilerin ancak 4 yıl sonra kadroya alınması da eğitim kurumları için ciddi sorun” diyor.

Peki, Milli Eğitim’le ilişiği kesilen öğretmenler için eğitim sendikaları ne yapıyor?

Kamuda örgütlü 3 eğitim sendikası bulunuyor. Bunlar Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen, Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen ve KESK’e bağlı Eğitim-Sen. İlk iki sendika hükümete yakın dururken, Eğitim-Sen ise muhalif çizgisi ile biliniyor.

"Sesimizi dünyaya duyurmak istiyoruz”

DW Türkçe’ye konuşan Eğitim-Sen Genel Başkanı Kamuran Karaca, zaten kronik sorunlara sahip olan eğitim sisteminin on binlerce öğretmenin işten el çektirilmesi ile ağır yara aldığını belirtiyor. Çıkarılan KHK’lar ile suçu olmayan insanların ‘suçsuz olduğunu kanıtla’ denilerek işten atıldığını ifade eden Karaca, "Bu yıl Öğretmenler Günü’ne büyük sıkıntılar ve haksızlıklarla giriyoruz. Şu ana kadar sendikamızın üyesi olan 9 bin 400 arkadaşımız bu şekilde açığa alındı. Ülke genelinde ise toplamda yaklaşık 54 bin eğitimcinin bu halde olduğunu söyleyebiliriz” diyor. Hakkı gasp edilen öğretmenler için mücadeleyi sürdürdüklerini anlatan Karaca, “Arkadaşlarımızı Danıştay’a işe iade davası açmaları için yönlendiriyoruz. Yasalara göre bir memurun hakkında soruşturma olmadan memuriyetten men edilmesi mümkün değil. Ancak Danıştay, OHAL nedeniyle bu talepleri İdare Mahkemeleri’ne yolluyor. İdare Mahkemeleri de öğretmenlere yanıt vermiyor. Çünkü siyasi durum nedeni ile karar veremiyorlar” diye konuşuyor. Önümüzdeki günlerde Anayasa Mahkemesi ve AİHM dahil tüm hukuki yollara başvuracaklarını vurgulayan Karaca, “26 Kasım’da da öğretmenlerin sorunlarını masaya yatıracağımız uluslararası bir sempozyum düzenleyeceğiz. Öğretmenlerimizin sesini dünyaya da duyurmak istiyoruz” diyor.

Ekonomik durumları kötüleşiyor

Demonstration gegen die Bildungspolitik der AKP in Ankara 20.12.2014
Sendikalar uzun süredir eğitim politikalarına karşı protestolar düzenliyor. 20 Aralık 2014 AnkaraFotoğraf: AFP/Getty Images/A. Altan

Öte yandan Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen’in 02-15 Kasım 2016 tarihleri arasında öğretmenlerin sosyo-ekonomik durumları, mesleki sorunları ve güncel olaylara bakışı ile ilgili gerçekleştirdiği anket çalışmasına göre, halihazırda devlet okullarında görev yapan öğretmenlerin de maddi durumları sıkıntılı. Ankete göre öğretmenlerin yüzde 82,8’inin en az 1000-3000 TL arasında banka borcu bulunuyor. Borçları nedeniyle icra takibine düşen öğretmenlerin oranı ise yüzde 13,3. Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 25.7'si hayatını idame ettirebilmek için ek iş yaptığını belirtiyor. Bu öğretmenlerin yüzde 25.1'i özel ders verdiğini, yüzde 14'ü etüt/kurs merkezlerinde çalıştığını, yüzde 8.2'si pazarlama yaptığını, yüzde 3.3'ü pazarcılık yaptığını, yüzde 2.8'i boya-badana/tamirat işleri yaptığını, yüzde 1.3'ü ise garsonluk yaptığını kaydediyor.

Anketten çıkan bir başka çarpıcı sonuç ise, okulların yaz mevsiminde 3 ay kapalı olduğu Türkiye’de öğretmenlerin yüzde 37,7’sinin hiç tatil yapmadığını belirtmesi. Ankette öğretmenlere sorulan “Ülkemizin geleceği ile ilgili en büyük endişeniz aşağıdakilerden hangisidir?” sorusuna ise yüzde 62.7'si toplumsal çatışmaların artması, yüzde 18.2'si terör olayları, yüzde 10.7'si ise ekonomik sorunlar yanıtını veriyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Aram Ekin Duran/ İstanbul