1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Rheinpfalz: DİTİB’in yerine kim gelmeli?

15 Şubat 2017

Alman basınında DİTİB imamlarına yönelik Alman polisinin düzenlediği operasyonlar ve Trump'ın Ortadoğu barış sürecinde iki devletli çözümü barışın tek yolu olarak görmemesine yönelik yorumlar öne çıkıyor.

https://p.dw.com/p/2XeXq
Deutschland Ditib Moschee in Köln
Fotoğraf: picture alliance/dpa/O. Berg

16.02.2017 - Alman basınından özetler

Kölner Stadt Anzeiger gazetesi Alman polisinin dört DİTİB imamına yönelik düzenlediği operasyonu şöyle değerlendiryor.

"DİTİB genel zan altında. DİTİB çatısı altında reform yanlısı, mümkün olsa bugün Ankara ile bağlarını kopartmak isteyen gruplar olduğu gözardı ediliyor. Kendimizi kandırmayalım: DİTİB'in yönetim kurulu buna müsait değil. DİTİB yönetimi, Almanya'da yaşayan Müslümanları karalamak ve iftira atmak ithamlarıyla yüzleşmek zorunda. İkinci ve üçüncü kuşak Müslümanlar memleketlerini artık Türkiye değil, Almanya olarak görüyor."

Neue Osnabrücker Zeitung'un aynı konuya ilişkin yorumunda Türk hükümetinin tutumuna ilişkin şu satırlar göze çarpıyor:

"Yüzlerce cami derneğinin çatı kuruluşu niteliğindeki DİTİB bugüne kadar Almanya'da Müslümanlarla diyalog kurmak isteyen politikacı, kurum ve toplumların başvurduğu en uygun adresti. DİTİB'in Türk hükümetinin Almanya'ya uzanan kolu olduğu iddiaları kulak arkası edildi. Naiflikten mi? Yoksa rahatlıktan mı? Sebebi her ne olursa olsun Almanya'nın bu konunun üzerine daha erkenden eğilmemiş olmasının bedeli bugün ödeniyor. AKP'nin, DİTİB imamlarına yönelik baskınları 'yıldırma kampanyası' olarak nitelendirmesi Türk hükümetinin, imamların davranışlarının yasa dışı olduğunun bilincinde oldukları hakkında çok şey söylüyor."

Ludwigshafen kentinde çıkan Rheinpfalz gazetesinin DİTİB'deki casusluk iddialarına yönelik yorumu ise şöyle:

"2013 yılında AKP hükümeti ile Gülen yapılanması arasında patlak veren savaş, DİTİB camilerini de ağır biçimde sarsan bir Müslüman abi-kardeş savaşı. Federal hükümet 1984 yılında Müslüman bir ortak ihtiyacından dolayı DİTİB’in kurulmasını sağladı ve bugün de bu ihtiyacı devam ediyor.  DİTİB demokratik hukuk devletine riayet eden bir Müslüman dernek olarak kuruldu. Bu derneğe bağlı 900’den fazla cami ve bu camilerin de sayısız gönüllü çalışanı var. Kim DİTİB kendini Ankara’dan koparmalı ve bağımsızlaşmalı diyorsa prensipte haklı ama işi biraz kolay gösteriyor. Zira DİTİB’in yerine kim gelmeli? Ve gelecekte bu imamlara ücretlerini kim ödeyecek?" 

Basın turumuzu Heidelberg kentinde çıkan Rhein-Neckar-Zeitung'un Washington'daki Trump-Netanyahu görüşmesinde ABD Başkanı'nın savunduğu "iki devletli çözümün Ortadoğu'da barışı sağlamanın tek yolu olmadığı" görüşüne ilişkin yorumu ile noktalıyoruz:

"Trump eserini bitirdiğinde, gerçeği reddeden en inatçı kişiler bile Ortadoğu barış sürecinde de çok şeye zarar verildiğini göreceklerdir. İki devletli çözümden vazgeçmek, barış sürecini zorlaştıracak, radikallerin elini güçlendirecek ve Netanyahu hükümetinin istikrarına katkıda bulunacaktır. Bununla birlikte Birleşmiş Milletler örgütünü zayıflatacaktır. Trump göreve geleli daha bir ay oldu ama onun görev süresinin bitmesini iple çekmemek mümkün değil."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Başak Demir