1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Türkiye'den AB'ye "Yunanistan" ve "terör" tepkisi

25 Haziran 2020

Türk Dışişleri Bakanlığı, AB'yi "Yunanistan'ın insan hakları ihlallerini örtbas etme çabalarına ortak olmakla" suçladı. Bakanlık, Europol raporuna da atıfta bulunarak AB'ye "teröre karşı işbirliği" çağrısı yaptı.

https://p.dw.com/p/3eK1y
Fotoğraf: picture-alliance/Pacific Press/A. Gocher

AB Dış İşleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borell'in dün Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile birlikte Türkiye sınırında  yaptığı açıklamaya Dışişleri Bakanlığından tepki geldi. Dışişleri sözcüsü Hami Aksoy, Dendias'ın Borell ile birlikte sarf ettiği sözlerin, "Yunanistan'ın sığınmacılara yönelik insan hakları ihlallerini ve suçlarını AB şemsiyesi altında örtbas etme çabasının yeni bir tezahürü" olduğunu belirterek "AB Komisyonu'nun buna ortak olması ise ibret vericidir" dedi.

Borell,  Yunanistan-Türkiye sınırındaki Kastanies (Kestanelik) geçiş noktasında yaptığı açıklamada, "Avrupa Birliği'nin dış sınırlarını korumakta kararlı olduğumuz çok nettir" demişti. Borell, Türk savaş uçakları ve savaş gemilerinin Ege ve Doğu Akdeniz'deki Yunan egemenlik haklarını ihlal ettiği iddialarıyla ilgili olarak da "Yunanistan'ın egemenliğini güçlü bir şekilde destekliyoruz" mesajı vermişti.

Yunan Bakan Dendias da Türk makamlarının sığınmacıların AB'ye kaçak geçişine destek verdiğini dile getirerek Türk sahil güvenliğinin sığınmacı botlarına Yunan adalarına kadar eşlik ettiğini ileri sürmüştü. Dendias ayrıca "Türkiye'yi Akdeniz'in doğusunda barış, güvenlik ve istikrara zarar vermekle” suçlamıştı.

AB ve Yunanistan'ı Türkiye'yi suçlamak yerine kendi ahdi sorumluluklarını yerine getirmeye ve sığınmacı haklarına saygı göstermeye çağıran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Aksoy, "Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile birlikte, Türkiye'yi kendi kıyılarına hapsedebileceği  ve bunun uluslararası hukuka uygun olduğu rüyasından artık uyanmalıdır. Türkiye'ye karşı şer ittifakları kurma ve AB'yi suistimal etme teşebbüslerinin Yunanistan'a bir faydası olmaz" ifadelerini kullandı.

AB'ye "PKK ve DHKP-C ile mücadele" çağrısı

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hami Aksoy, Avrupa Polis Teşkilatı'nın (Europol) yayımladığı "Avrupa'da Terörizmin Durumu ve Trendler Raporu (TE-SAT 2020) ile ilgili açıklamalarda da bulundu. Raporda PKK ve DHKP-C örgütlerinin AB topraklarını lojistik üs olarak kullandığına dikkat çekildiğini belirten Aksoy, "Bir AB kuruluşu olan EUROPOL'ün bahsekonu tespitleri, terörizmle mücadele bağlamında Avrupalı muhataplarımız nezdinde gündeme getirdiğimiz verilerle örtüşmekte, bu konudaki tezlerimizin haklılığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu vesileyle, ilgili ülkelere terör örgütlerinin Avrupa topraklarını zemin olarak kullanmasına müsaade etmemeleri ve terörizmle mücadelede sonuç odaklı işbirliği yapmaları yönündeki çağrımızı yineliyoruz" dedi.

Ekim ayında Barış Pınarı harekatına karşı Köln'de düzenlenen bir gösteri.
Ekim ayında Barış Pınarı harekatına karşı Köln'de düzenlenen bir gösteri.Fotoğraf: picture-alliance/dpa/F. Strauch

Europol raporunda ne yazıyor?

Europol raporunda "Etnik milliyetçi ve ayrılıkçı terörizm" başlığı altında yer verilen PKK'nın AB topraklarını propaganda, eleman temini, finansman ve lojistik destek faaliyetleri için kullanmaya devam ettiği, Kürtlerle ilgili genelde barışçı geçen göseri ve yürüyüşler organize ettiği bildirildi.Türkiye'nin Suriye'nin kuzeydoğusunda Ekim ayında başlattığı Barış Pınarı harekatı sonrasında Kürtlerin Avrupa çapında gösterilerinin yoğunlaştığı ve Türk ve Kürt milliyetçiler arasında gerilimin arttığına da dikkat çekilerek Almanya'da bu bağlamda dernek, cami, dükkanlar gibi Türk kuruluşlarına yönelik saldırılar gerçekleştiğine dikkat çekildi.

Raporda ayrıca şiddet yanlısı ve anarşist aşırılıkçıların Suriyeli Kürtlere destek için ülkenin kuzeydoğusundaki Kürt milislere katılmak üzere bölgeye gittiğine inanıldığı kaydedildi. Bu kişilerin cephede savaş deneyimi kazanmış olması olasılığı göz önünde bulundurulduğunda dönüşleri sonrasında yaratacakları tehdidin endişe yarattığı kaydedildi.

Raporda "Sol ve anarşist terörizm" başlığı altındaki bölümde yer alan DHKP-C ile ilgili olarak da örgütün Türkiye'deki operasyonlarına destek için AB'yi lojistik üs olarak kullanmaya devam ettiği bildirildi.

Marksist-Leninist terör örgütüne üye bir kişinin Avusturya'da tutuklandığına işaret edilen raporda, "Avusturya,  örgütün Avrupa'da Türkiye'deki terör faaliyetleri için para, silah ve askeri ekipman temin eden sabit bir yapıya sahip olduğunu, bu tür yasadışı yapılardan bazılarını kamufle etmek üzere yasal derneklerin kullanıldığını bildirdi" ifadeleri yer aldı.

DW/BK,HT

© Deutsche Welle Türkçe