1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Yabancı araştırmacı ihtiyacı

7 Nisan 2013

Alman Göç ve Mülteciler Dairesi'nin verilerine göre, 2030 yılında ülkede AR-GE için 2 milyon 100 bin kişiye ihtiyaç olacak. Giderek yaşlanan nüfus nedeniyle Almanya’nın yabancı bilim insanlarına ihtiyacı dikkat çekiyor.

https://p.dw.com/p/18BCH
Fotoğraf: picture-alliance/Universität Jena

Alman yetkililer, yabancı araştırmacılara cazip bir ülke sunmak için son yıllarda atılan adımların beklenen etkiyi gösterdiği görüşünde. Federal ve eyalet hükümetlerinin birçok üniversiteye verdiği desteğini artırması, diğer ülkelerdeki bilim insanları açısından Almanya’yı daha cazip bir ülke hale getirdi. Sadece üniversiteler değil, Max-Planck Enstitüsü ve Helmholtz Araştırma Merkezi gibi araştırma kuruluşları ve büyük şirketler de uluslararası çaptaki önemli bilim insanlarını Almanya’ya çekiyor.

Almanya’da çalışan ve yaşayan yabancı bilim insanlarının çoğu, Almanya’dan memnun görünüyor. 50 yıldan uzun bir süredir dünyanın dört bir yanındaki yüksek nitelikli araştırmacılara burs veren Alexander von Humboldt Vakfı’nın basın sözcüsü Georg Scholl, Alman üniversitelerindeki iyi donanımın bunda büyük etkisi olduğunu düşünüyor: "Bütün bursiyerlerimize çocuk bakıcısı bulmak, Alman bürokrasisi ya da halkın İngilizce dil bilgisi gibi konularla ilgili sorular soruyoruz. Bursiyerlerin yüzde 91’i memnun kaldığını ve yine gelmek istediğini belirtiyor."

Ev bulma zorluğu

Yabancı bilim insanlarının en çok eleştirdiği noktalar ise Almanya’nın hantal bürokrasisi ve üniversitelerin bulunduğu kentlerdeki kiralık ev bulma zorluğu.

Ancak birçok üniversite bu eleştiriyi dikkate alıp yabancı akedemisyenlerin Almanya’ya geldiklerinde ilk başvuracakları bir merkez oluşturdu. "Hoşgeldiniz Noktası" adlı bu merkezlerde, bilim insanlarını esas işlerinden alıkoyacak her türlü günlük organizasyon işinde yardımcı olunuyor.

Hâlihazırda Almanya’daki 800 bin bilim insanının yüzde 80’inden de fazlası ISCO 2 olarak adlandırılan, meslek grubunda görevli. Yani genellikle fen bilimleri ya da mühendislik alanlarında çalışıyorlar. Almanya’da görevli yabancı bilim insanlarının yüzde 11’ini de matematik ve enformasyon branşlarında çalışanlar oluşturuyor. Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin "Almanya’daki Yabancı Bilim İnsanları" başlıklı araştırmasını hazırlayan uzmanlardan Andreas H. Block için bu rakamlar iyiye işaret.

Georg Scholl
Georg SchollFotoğraf: Humboldt-Stiftung/David Ausserhofer

Block, "Hâlihazırda devam eden ve geçtiğimiz yıllarda da sık sık şikayet edilen nitelikli iş gücü açığı dikkate alındığında, ihtiyaç duyulan alanlarda Almanya'ya getirdiğimiz ve çektiğimiz nitelikli iş gücü, elbette ki ekonomiyi de memnun eden bir sonuçtur" şeklinde konuşuyor.

Mavi kart etkisi

Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin araştırmasına göre, Almanya’da çalışan yabancı bilim insanlarının yarısı, AB ülkelerinden geliyor. Çünkü onların çalışacakları alanı seçme hakkı bulunuyor. Ama ABD, Çin ve Hindistan gibi AB üyesi olmayan ülkelerden gelen araştırmacıların sayısı hiç de az değil. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı‘nın (OECD) araştırmasına göre, Almanya, diğer ülkelerle kıyaslandığında bu konudaki yasal çerçevenin oldukça iyi olduğu olduğu ülkelerden biri. Ayrıca son yıllarda Almanya’ya gelmek isteyen araştırmacılara başka büyük kolaylıklar da getirildi. Block, bunları şöyle özetliyor: "İş piyasası denetimleri azaldı, ücret limitleri ihtiyaç duyulan mesleklere uygun hale getirildi. Ayrıca Mavi Kart uygulaması da araştırmacılar için Almanya’yı daha cazip hale getirdi.“

Block, AB ülkeleri dışından gelen nitelikli iş gücünün, AB ülkelerinde ikamet izni almasını kolaylaştıran 'Mavi Kart' uygulamasının, bu gelişmelere olan etkisinin takip edilmesi gerektiğini düşünüyor. Zira araştırmacıya göre, bu uygulama sık sık kullanılmasına rağmen, birçok bilim insanı, başka kriterler sayesinde ikamet izni almaya devam ediyor.

Deutschland Max-Planck-Institut für Molekulare Pflanzenphysoiologie
Bürokrasi ve kiralık ev bulma zorluğu yabancı araştırmacılarca en çok eleştirilen noktalarFotoğraf: picture-alliance/dpa

©Deutsche Welle Türkçe

Martin Koch / Başak Demir

Editör: Hülya Schenk