1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Yenilenebilir enerji arayışı

Ralf Köpke21 Aralık 2004

“New York ve Londra borsalarında yükselişe geçen ham petrol fiyatları rekor seviyeye ulaştı” türünden haberlere son dönemde sık sık rastlanır oldu. Varil başına 40 hatta zaman zaman 50 doları bulan ham petrol fiyatları, “yenilenebilir enerji” kavramının çevre koruma önlemi boyutundan çıkarak ekonomik açıdan da ele alınmasına neden oluyor.

https://p.dw.com/p/Aadz
İzlanda'nın enerji ile ilgili çalışmalarının diğer ülkelere örnek olması bekleniyor
İzlanda'nın enerji ile ilgili çalışmalarının diğer ülkelere örnek olması bekleniyorFotoğraf: dpa

Petrole olan bağımlığın azaltılması adına pekçok ülke yeni arayışlar içine girmeye başladı. Ancak bu konuda uzun süredir çalışmalar yapan ve hayli mesafe almış ülkeler de var. Örneğin İzlanda, elektrik enerjisi üretiminde büyük ölçüde petrole bağımlı olmaktan kurtulmuş durumda. Bunu yeterli görmeyen İzlandalılar yakın bir gelecekte otomobil, otobüs ve gemileri de benzin ya da mazotsuz olarak çalıştırmayı amaçlıyorlar.

Balık ve enerji zengini İzlanda

İzlanda’da iki şey bol miktarda mevcut: Balık ve enerji! Özellikle de temiz eneriji... Kuzey kutup dairesinin biraz altında yeralan bu volkanik adada su gücü ve yer ısısı yani jeotermik enerji, ihtiyacın çok üzerinde bulunuyor. Konutların yüzde 90’ı jeotermik enerji ile ısıtılıyor. Bu dünya çapında rekor bir oran olarak gösteriliyor. Ülkede elektrik de tümüyle yenilenebilir enerji kaynaklarıyla üretiliyor. Ancak enerji alanındaki bu olumlu tabloyu gölgeyen unsurlar da fazlasıyla var. 180 binden fazla otomobil ve ikibin kadar otobüs, ithal benzinle çalışmaya devam ediyor. Ayrıca 800 kadar balıkçı teknesinde de yoğun miktarda mazot tüketiyor. Bir ton balık yakalamak için bir ton da mazot tüketiliyor.

Bu pahalı yoldan vazgeçip ülkede bol miktarda olan su gücü ve jeotermik enerji kullanılarak motorların hidrojenle çalıştırılması, İzlandalı bilimadamlarının uzun süredir üzerinde çalıştığı bir konu. Halen başkent Reykyavik’te üç tane belediye otobüsü hidrojenle çalışıyor. Ayrıca bu araçlar için bir de yakıt istasyonu kurulmuş. Projeyi yürüten Icelandic New Energy adlı kuruluşun yöneticisi Jon Björn Skulason, uyguladıkları pilot projeden hayli memnun.

Şu anda otobüsler tahmin ettiğimizden daha iyi çalışıyor. Daha ziyade mazotla çalışan otobüslerde problemlerimiz oluyor. Buna karşın hidrojenle çalışan otobüslerimizde hiçbir aksaklık meydana gelmiyor. Yani genel olarak bu sistem, beklediğimizden çok daha iyi işliyor.”

Icelandic New Energy, DaimlerChrysler, İzlandalı yatırım fonu Vistorka, Norveçli enerji devi Norsk Hydro ve petrol tröstü Royal Dutch Shell’in ortaklığında 2003 sonbaharında kurulmuş. Kuruluşun ortakları arasında dev enerji şirketleri ve otomobil üreticilerinin de bulunması, büyük tröstlerin de yenilenebilir enerjinin önemini kavradığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Jon Björn Suklason, gelecekte hem daha fazla hidrojenle çalışan otomobil üretilmesi hem de yakıt istasyonlarının kurulması için İzlanda’daki projede mutlak başarının şart olduğunu söylüyor:

“Daha fazla deneyim kazanmak için bu pilot projeyi sürdürmeyi düşünüyoruz. Ayrıca belediye otobüslerinin yanında hidrojenle çalışan özel otomobillerin de caddelere çıkmasını sağlamak hedeflerimiz arasında. Tabii aynı şey gemiler için de geçerli. Bu yolda yılmadan devam etmek çok önemli. Zira biz kağıt üstünde bazı araştırmalar yapmak yerine çalışmalarımızın sonucu uygulamalarla da göstermek istiyoruz.”

Araştırmalar sürüyor

Ancak İzlandalılar'ın gemilerini hidrojenle çalışır duruma getirmeleri için biraz daha zamana ihtiyaçları olacak. Çünkü bunun için gerekli teknik altyapı henüz mevcut değil. Ancak araştırma-geliştirme çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Icelandic New Energy’nin hedefleri arasında, gelecekte üretilecek hidrojen enerjisini Avrupa’ya ihraç etmek de var. Ancak kuruluşun yöneticisi Jon Björn Skulason, bunun hemen gerçekleşmeyeceğinin bilincinde:

“Bu bir vizyon. Bizim yaptığımız bir fizibilite çalışmasından ibaret. Tabii ki İzlanda hiçbir zaman için kuzeyin Kuveyt’i falan olamayacaktır. Ancak hidrojenin gelecekte ihraç edilebileceğinden de eminiz.”